Giriş
(3)

Edebiyatçılarımızın ses kayıtları, konuşmaları

malayani
Edebiyatçılarımızın ses kayıtlarını, konuşmalarını, söyleşilerini derliyorum. Örnek vermek gerekirse...Cemal Süreya http://www.youtube.com/watch?v=XJ6oGv339N8Rıfat Ilgaz http://www.youtube.com/watch?v=YXXRawysZM0Aziz Nesin http://www.youtube.com/watch?v=RhoY4LMSPSUYavuz Bülent Bakiler http://www.you
Edebiyatçılarımızın ses kayıtlarını, konuşmalarını, söyleşilerini derliyorum. Örnek vermek gerekirse...

Cemal Süreya www.youtube.com
Rıfat Ilgaz www.youtube.com
Aziz Nesin www.youtube.com
Yavuz Bülent Bakiler www.youtube.com
Necip Fazıl Kısakürek www.youtube.com

Ama yani bu edebiyatçımız çıksın hayat, siyaset, sanat, kültür vb. hakkında konuşsun öyle kendi şiirini okumasın. Bu isimlerin farklı farklı çokça konuşmaları mevcut zaten ben başka isimlerin kayıtlarını arıyorum. Elif Şafak'ın zilyon tane var zaten mümkünse böyle nadide parçaları istiyorum. Her türlü katkınız için şimdiden teşekkürler...
0
malayani
(06.12.11)
locococo
(06.12.11)
oğuz atay - www.youtube.com
0
robinbook
(07.12.11)
tek tek link veremeyeceğim ama, youtube'da ece ayhan, turgut uyar, ilhan berk kayıtları mevcut. kolayca bulacaksınız.
0
tedirginlik hucresi
(07.12.11)
(1)

serbest meslek kaydı

ilkinci
yarın bi iş görüşmem var. serbest meslek sahibiyim. bugüne kadar sigortamı başka bir şirket üstünden gösteriyordum. şimdi sigortamı serbest meslek kaydı ile kendim ödemek istiyorum. 180 lira gibi birşeymiş sanırım. gçelim sorulara:- serbest olarak bir proje boyunca çalışacağım iş yeri benden fatura
yarın bi iş görüşmem var. serbest meslek sahibiyim. bugüne kadar sigortamı başka bir şirket üstünden gösteriyordum. şimdi sigortamı serbest meslek kaydı ile kendim ödemek istiyorum. 180 lira gibi birşeymiş sanırım. gçelim sorulara:
- serbest olarak bir proje boyunca çalışacağım iş yeri benden fatura istiyor diyelim. bana iş görüşmesinde ne kadar alırsın diye sorduklar ben de 100 lira dedim diyelim.şimdi fatura keserken ben 100 + 8tl kdv şeklinde keseceğim herhalde dimi.
- faturayı kestik diyelim. aylık toplam 30 tl kdv ödememiz çıkmış. şimdi normal şirketlerin yaptığı gibi fatura toplayıp, ilgili yere teslim ederek ödeyeceğimiz faturadan düşürme şansımız var mı serbest meslek kaydıyla?
- diğer soru sigortayla ilgili. asgari üsretin sigortasının yarısı kadar prim ödediğimize göre bu işin emekliliğinden pek hayır beklememek gerek sanırım?
0
ilkinci
(04.12.11)
serbest meslek defteri alıp notere onaylatacaksınız. noterde hazırlanacak imza beyannamesi ve diğer evrakla (aşağıdaki linklerden bakarsınız) vergi dairesine gidip açılış başvurusu yapacaksınız. oradan yoklamaya gelecekler işyerinize.

keseceğiniz faturada KDV olur, evet; KDV oranı herhalde sektörünüzde % 8 ise evet. ama işin bedeli + KDV diye belirtseniz daha iyi bence. bir de, serbest meslek grubuna göre %17 veya %20 oranında stopaj da sözkonusu. yaptığınız işin ne olduğuna göre değişir. %20 ise mesela 125 + KDV makbuz kesersiniz, 100 + KDV'yi size öderler. 25 lira gelir verginizi de sizin adınıza öderler.

sadece işinizle ilgisi olan harcamalarınızı deftere gider kaydederek kaydettiğiniz gelirlerin KDV'sinden giderlerin KDV'sini indirir, kalanı KDV beyannamesi göndererek ödersiniz. işyeriniz kira ise siz de stopaj ödersiniz, muhtasar beyanname vererek. üç ayda bir geçici gelir beyannamesi ve yılda bir de yıllık gelir beyannamesi verirsiniz.

beyannameler elektronik ortamda verilir ve yıllık kazancınız belli bir haddi aşmadıkça kendiniz vergi dairesinin vereceği şifre ile beyanname gönderebilirsiniz. eğer bunları yapacak bilgiye sahip değilseniz bir muhasebeci ile anlaşır, bunları ona yaptırırsınız.

taban primin asgari ücret üzerinden hesaplandığını "sanıyorum", part time çalışma ücretli çalışanlar (işçiler) için geçerli, kendi işini yapanlar için değil.


şuraları da okuyun:

www.gib.gov.tr/fileadmin/user.../gelir_isi_dirakma_degisiklik.pdf

www.gib.gov.tr/fileadmin/.../mukodevserbest2010.pdf
0
tedirginlik hucresi
(04.12.11)
(6)

Soğukta kaşıntıdan yürüyemiyorum

sormaya geldim
Selamheralde herkes soğukta yürürken bi tarafları kaşınırda, ben bacaklarımın kaşıntısından yürüyemiyorum. nedir bu yok mu bi çözüm yolu?
Selam

heralde herkes soğukta yürürken bi tarafları kaşınırda, ben bacaklarımın kaşıntısından yürüyemiyorum. nedir bu yok mu bi çözüm yolu?
0
sormaya geldim
(02.12.11)
krem sür.çatlayınca kaşınır.
0
shineonyoucrazydiamond
(02.12.11)
soğuk alerjisi veya soğuk ürtikeri diye aratın.
0
tedirginlik hucresi
(02.12.11)
soğuk ürtikeri.
0
29ekim2011
(02.12.11)
mesela osman'ın arıya alerjisi vardır, nurettin'in de domatese, recai de bala. sizin de soğuğa. burdan bir şey demek yanlış olur ama demek ki bundan olduğuna kesin ikna olacak kadar tecrübe etmişsiniz.

diğer örneklerde olduğu gibi, uzak durmaya çalışın etkenden. soğuktan kaçamıyorsanız (futbolcuysanız?) , hayatınızı çok etkileyecekse, doktora gidin.
0
29ekim2011
(02.12.11)
bunca zamandir bir isim koymamıştım. çokça önemsememiştim. malum önümüzdeki hafta askerlik başlayınca bunun bana bela olacağını farkettim. baktığım kadarıyla bu kesinlikle soğuk alerjisi durumundan muzdaribim. bi çözüm öneriniz var mı? korunma yöntemleri vesaire?
0
🌸sormaya geldim
(02.12.11)
dediğim gibi.

1. etkenden kaçın.
2. kaçınmak mümkün değil ve/veya yetmiyorsa: tedavi. tedavi de o anlık, şikayeti yok etmeye yarayacaktır. hastalığı yok ETMEYECEKTİR.

Bu çok ileri safhadaysa, askerden ÖNCE sivil bir hekimden ve mutlaka askere gider gitmez ordaki tabipden, konuyla ilgili yazı alın. İlaç kullanacaksanız, reçete alın. Bunu YANINIZDA TAŞIYIN.

ve aslında safhasını boşverin, siz kendinize dediğim gibi teşhis koydurun hemen. yanınızda dursun o kağıt.
0
29ekim2011
(02.12.11)
(2)

ocak şubat aylarında balkanlara gidilir mi

neden 40 karakter ki
sırbistan karadağ kosova falan, bi yerimiz donar mı? mantıklı mı.her türlü fikre tecrübeye açığım^^teşekkürler.
sırbistan karadağ kosova falan, bi yerimiz donar mı? mantıklı mı.

her türlü fikre tecrübeye açığım^^

teşekkürler.
0
neden 40 karakter ki
(26.11.11)
donarsınız. en geç ağustos olmalı.
0
african rain
(27.11.11)
öldürücü olmaz. soğuk iklime alışık diyilim, ama kış aylarında bosna'da donmadım. prag'da bayağı üşüdüm ama gittiğime hiç pişman olmadım.
0
tedirginlik hucresi
(27.11.11)
(2)

Yunanca bir kelimenin tercümesi lütfen...

nihil verum est omnia licet
Merhaba arkadaşlar. Yunanca bir kelimenin tercümesine ihtiyacım var. Mümkünse gelebileceği birkaç anlamı beraber ve Latin alfabesiyle yazılışını da rica edecektim.Kelimeyi yazamadığım resim olarak ekte iletiyorum.
Merhaba arkadaşlar. Yunanca bir kelimenin tercümesine ihtiyacım var. Mümkünse gelebileceği birkaç anlamı beraber ve Latin alfabesiyle yazılışını da rica edecektim.
Kelimeyi yazamadığım resim olarak ekte iletiyorum.
0
nihil verum est omnia licet
(24.11.11)
pordi diye okunduğunu tahmin ederek (kiril alfabesine benzediği için tahmin ettim, emin diyilim) arama yaptım. "yellenme, osuruk" anlamlarını buldum.

ek: www.seslisozluk.net(%ce%b7)+%22pordi%22+yellenme,+osuruk

bir de google aramasında görünüp de siteye tıklayınca görünmeyen şu kısım var: sözlükte yellenmekwww.seslisozluk.net/?word=yellenmek&from=yeillenmekÖnbellek

5, (for someone, a fire) to be fanned. 6, be fanned. 7, yellenme, fart ... 23, yellenme, κλανιά (klania). 24, yellenme, πορδή (pordi), κλανιά (klania) ...

sanırım doğruymuş okuduğum şekli ve anlamı da öyle.
0
tedirginlik hucresi
(24.11.11)
haha. olabilir. çünkü bu kelime aynen şöyle geçiyor:
"
...
The title of noise, the Greek version:
(yunanca kelime)
...
"
teşekkürler
0
🌸nihil verum est omnia licet
(24.11.11)
(14)

ne yapmalı... aşk meşk meselesi

aysenazz
sevgilimi kuzeniyle evlendirmek istiyor ailesi. vaktiyle kızla sevgili olmuş ama öyle yoğun duygular hiç beslememiş dediğine göre. esas mevzu ise şu; kız beni durmadan arıyor. kimsin nesin türünden mesajlar atıyor. hiçbirine cevap vermedim. sevgilimden korktuğum ( bu tabirin acizliğinin farkındayım
sevgilimi kuzeniyle evlendirmek istiyor ailesi. vaktiyle kızla sevgili olmuş ama öyle yoğun duygular hiç beslememiş dediğine göre. esas mevzu ise şu; kız beni durmadan arıyor. kimsin nesin türünden mesajlar atıyor. hiçbirine cevap vermedim. sevgilimden korktuğum ( bu tabirin acizliğinin farkındayım ama net olsun diye yazmak zorunda kaldım) için cevap vermedim zira cevap verirsem sevgilimin beni güvenilmez biri olarak göreceğinden korkuyorum.

bazen kendimi zor tutuyorum cevap vermemek için. kandırılmışlık duygusu da ara ara yokluyor, aklımı kaybedecek gibi oluyorum. yoksa ayakta mı uyutuldum? kız bu kadar korkusuzca beni arıyorsa epeydir yürüyen bir ilişki mi vardı? erkek arkadaşım bana , senden çok önceydi dese de, bu gibi sorular aklımı kurcalıyor. ayrıca telefonlara asla cevap vermemem gerektiğini söylüyor.

sizce kızla konuşmalı mıyım konuşursam ne demeliyim? siz olsanız ne yapardınız?
0
aysenazz
(20.11.11)
ben olsam bagirarak kacardim.
0
curt
(20.11.11)
Biraz tuhaf bir durum açıkçası. Öz kuzenlerden bahsediyoruz değil mi ?

Eğer öyle ise, şunu söyleyeyim; bu dönemde öz kuzeni ile sevgililik yaşayan adamdan da, oğullarını öz kuzeni ile evlendirmeye çalışan aileden de hayır gelmez. "yoğun duygular beslemedim" işi gülünç, yani bir şekilde irade koysaydı baştan reddedebilirdi sonuçta, değil mi ?

Anladığım kadarıyla bu kişiyle devam etmek gibi bir düşünce içindesiniz ama biraz zoom out yapmalısınız. Yani eşinizin ailesi ile de "evleniyorsunuz" sonuçta ve bir ömrü bu düşünce tarzındaki insanlara vermek ne derece doğru tartışılır.

Kandırılmışlık duygusu bir yana, bence "zararın neresinden dönersem.. " diye düşünün.
0
pozzecco
(20.11.11)
evet maalesef öz kuzeni.
0
🌸aysenazz
(20.11.11)
kuzenle sevgililik meselesinde susuyorum, zira "üzerinde konuşulamayan hakkında susmalı". aramalara/mesajlara cevap vermemeniz bence de uygun, öte yandan sevgiliniz kuzeninin mesaj göndermesini de engellemeli ki, size talimat vermekte haklı olduğu düşünülebilsin. yani saçmasapan biriyle muhatap olmanızın anlamı yok, ama ne yapmanız gerektiği hakkında size söz söyleyebiliyorsa, kuzenine de söyleyebilmeli ve sizi zora sokmamak için elinden geleni yapmalı.

tabii ailesine rest çekemeyeceğini düşünüyorsanız fazla da kafa yormayın bu meseleye.
0
tedirginlik hucresi
(20.11.11)
bölüm sonu canavarı gibi aileymiş.
0
fukka
(20.11.11)
kac, arkana bile bakma. yuh, o ne oyle be? biriyle yuzleseceksen de o "sevgilin" olsun. goster sana atigi mesajlari flina. ama anladigim kadariyla zaten adam pek agirigini koymamis simdiye kadar, bu vakitten sonra da pek bir sey yapmayabilir.
0
fortisvita
(20.11.11)
elemanın ayağı yere sağlam basıyor mu basmıyor mu? bilmiyorum. ama ileride evlilik gibi bir şey düşünüyorsanız bu elemanla, bu konu sizi gerebilir karşı aile vasıtası ile. bence sevgilinize durumu anlatın halletsin durumu.
0
tizi reftar olanin payine dagmen dolasir
(20.11.11)
sizinki de ileride boka sarabilir. zira kuzen bunlar, atsan atılmaz satsan satılmaz.
0
byzgms
(20.11.11)
tam koşarak uzaklaşılacak durum, yol yakınken vazgeç o ne ya.

yogun duygu olsun veya olması kuzeniyle ilişki yaşıyan adamdan hayır gelmez, sonrasında kuzeniyle evlendirmeye calısan ailenin cocugundan hayır gelmez. hangi devirdeyiz allah aşkına.
0
rurouni
(20.11.11)
armut dibine düşer.
0
kediebesi
(20.11.11)
İlişkin ciddi boyuttaysa ileride ne yapmayı düşünüyorsun ?
Sevgilin üzerinde hak iddia eden bir kuzen,ileride de boş duracağa benzemiyor aile içinde seni kız kuzenin müstakbel eşini elinden alan kadın olarakta görebilirler yada bunların tam tersi kuzen şu anda senin gibi herşeyden habersiz! ve sevgilinle belirli bir yakınlık içindeyse oda haklı olarak seni araştıyor olabilir seninle olan ilişkisini öğrenince...ondan vaz da geçebilir.. İhtimaller dünyası ama tek bir gerçek var oda senin bu çocuk ve aileden uzak durman şuana kadar yapılan yorumları okudum hepsi gerçekten de önemli noktalara değinmiş bunları göz ardı etmemen senin yararına olur.Bir de kimse kusura bakmasın ama benim aylarımı yıllarımı geçirdiğim sevgilimin ister kuzeni olsun ister kardeş gibi büyüdüğü bilmem nesi olsun bana msj çekecekte ben de öööyle bakacam önce o adamı yolarım sen niye ses etmiyorsun hayırdır ne ayak diye !!! kıza sen ne cesaretle bana kim olduğumu soruyorsun telefn numaramı kimden aldıysan önce git ona sor derim .bebeğim salla gitsin sevgiliyken bile korktuğun bir çocuktan sana hayır gelmez düşüncelerimi tartmadan yazdım kusuruma bakma sinirlendim :)
0
esmeralda
(20.11.11)
evlenince aileler de evlenir. kendi aileni çocuğunu akraba evliliğine zorlayan bir aile ile muhattap etmek gibi bir fantazin yok ise bağırarak kaçman bence de mantıklı.
0
jack n brooks
(20.11.11)
alayınızın muck de resti çek seven gelir bulur zırlar bana güvenmelisin bu günlerde
0
zlatan
(20.11.11)
ben olsam:

kaçmaya çalışırdım. adam kuzeniyle sevgili olmuş, bu bir. hadi insanın bin türlü hali var ama yoğun duygu da hissetmeden olmuş, bu iki. desem her nasılsa aşık olmuşlar filmlerdeki gibi, bir açıklaması olur. ama bir şey de hissetmeden kuzenle sevgili olmak :S ben olsam tırsardım..
kızla hiç bir şekilde muhattap olmazdım, tanımam etmem. bu durumda onun muhatabı da sevgilim olurdu, benim muhatabım da. gerekirse sevgilime bir daha beni rahatsız ederse kuzeni ile hukuki işlem başlatacağımı söylerdim, netice de yaptığı taciz sayılır. hukuki dayanağım yoksa da söylerdim ama :)

bu sorunları halletseniz bile bu aile ve kuzen hep sizinle olacak, bir de bu var :s
0
mayalilithowsky
(20.11.11)
(4)

hiçbir şeyden memnun olamama

letheavendangered
işbu duyuru, içinde bulunduğum, hayatımı artık çekilmez kılan bunalımın bir yansıması olarak yazılmıştır.selamlar hepinize.belirttiğim gibi, bunalım mı denir depresyon mu denir, öyle boktan bir dönemdeyim. içimi dökmek istedim belki birileri çıkar da bir şey önerir diye.ingilizce öğretmenliği son sı
işbu duyuru, içinde bulunduğum, hayatımı artık çekilmez kılan bunalımın bir yansıması olarak yazılmıştır.

selamlar hepinize.

belirttiğim gibi, bunalım mı denir depresyon mu denir, öyle boktan bir dönemdeyim. içimi dökmek istedim belki birileri çıkar da bir şey önerir diye.

ingilizce öğretmenliği son sınıf öğrencisiyim. öncelikle bölümümü zaten isteyerek seçmedim, son sınıf oldum öğretmenliğe dair hala nefret doluyum. bundan dolayı zaten fazlasıyla olumsuzluk içindeyim. yüksek lisans-okutmanlık vs düşünüyorum ama gel gör ki istediğim üniversiteler hayvani başarılı öğrencileri aldıkları için ben kendimde pek şans göremiyorum. matematiği sıfır olan biriyim ve haftaya gireceğim ales için tek soru dahi çözmedim. iyi bok yedim. kendi mallığım. biliyorum. bundan dolayı vicdan azabı ekleniyor bir de bu olumsuzluklara.

ikincisi, benim bir erkek arkadaşım var hollanda'da. bugüne kadar zaten doğru düzgün insanı bulamadım mı diyeyim, ilişki yürütmeyi beceremedim mi diyeyim, bunlardan dolayı uzak mesafe ilişkisinden kaçtım ama en sonunda kendimi kıtalar arası bir ilişkide buldum. iş yine akademik konuya gelecek, sanmayın ki dersle yatıp dersle kalkan biriyim. alakam yok sayılır. ama liseden beri hep yurtdışında okuma, master yapma gibi hayalerim vardı. e şimdi o insanevladı da türkiye'ye gelse iş bulma konusunda sıkıntı çekeceği için ben bir şekilde hollanda'ya gideyim diyorum. alanımla hiçbir ilgisi olmayan bir alana master başvurusunda bulunacağım ama tek üniversite tek başvuru olmamalı. her ihtimale karşı alternatifler de bulmalıyım. ama bulamıyorum. he bi de zaten iş keşke maşvurup da kabul edilmekle bitse. burs kazanmam lazım şu ab ülkelerinin hükümetlerinin verdiği burslardan. kazanamazsam, okullardan kabul alsam bile gidemem. öyle ki şu an çıkarıp 500 tl'yi denkleştirip de gidemiyorum hollandaya. maddi açıdan o kadar kısıtlı imkanım.

işte ben kabul edilemezsem, hollanda'ya gidemezsem, aylardır verdiğimiz emek boşa gidecek zira sonunda birlikte olamayacaksak ki birlikte olmamızın tek yolu benim oraya gidebilmem, devam etmemizin hiçbir anlamı olmayacak. severek ayrılanlar olacağız yani. gerçi zaten daha aile faktörü var, yabancı damat mevzusuna kesinlikle olumsuz bakacak bizimkiler ama ikna etmenin bir yolunu bulabilirim diye düşünüyorum. hele bi gideyim de, onu daha sonra bunalık meselesi yaparım kendime.

bir de, benim kendimi bildim bileli en büyük problemim, yahu ben çok güzel şeyler yaşasam da hep mutsu hissediyorum kendimi. övünmek gibi olmasın, sadece örnek vermek için söylüyorum, hiç planda yokken böyle para mara hiçbir imkanım yokken bir programla bir şekilde italya'ya gittim bu yaz, hayatımda hiç eğlenmediğim kadar eğlendim mükemmel vakit geçirdim ama ne oldu? BEN MUTLUYKEN BİLE ASLINDA HEP MUTSUZDUM! çünkü aklımda hep o güzel anların biteceği vardı. şimdi de açıp fotoğraflara bakıp bakıp ağlıyorum. bir daha hiç öyle güzel şeyler yaşayamayacakmışım gibi düşünüyorum. yaşasam da yine mutsuz olacağımı biliyorum. peki bu çıkmaz ne zaman sona erecek? diyeceksiniz ki hayat uzun, daha önünde ne yıllar var, karşına neler çıkacak falan. biliyorum, ben de başkasına aynı tavsiyeleri veririm ama ben bunu yapamıyorum, kendimi o şekilde rahatlatamıyorum?

sanki artık ilerisi olmayacakmış gibi geiyor. bu sene mezun olduktan sonrası koca bir boşlukmuş, o zamanları hiç yaşamayacakmışım gibi. bugüne kadar amele öğrenciliğimin tek amacı, iyi bir üniversitede iyi bir bölüm okumaktı. öyle de yaptım. e peki şimdi? bütün amacımın sonuna geldim, istediğim şeylerde de başarısız olursam ne olacak? hiç istemediğim bir hayata mı sürükleneceğim?

bunları böyle yazdım ki belki birisi çıkar der ki, git kardeşim otur haline şükret insanlar neler yaşıyor sen neyden dert yanıyorsun, şunu şunu yap, şu kitabı oku, şu filmi izle, kendine gel. paylaşınca hafifler belki.

bu hayvani ve lüzumsuz şeyi okuduysanız eğer sabrınıza hayran ve müteşekkirim. okumayıp da sadece bu son satırları okuduysanız da sallayın zaten, ben olsam ben de okumazdım "bu ne lan destan yazmış hıyar" derdim. şaka, o kadar demeyebilirdim.
0
letheavendangered
(19.11.11)
bu yaşıma kadar (kırk yıllık hayatımda) fark ettiğim şey şu: ne istemediğini bilmek, istemediğini bile fark edememekten daha iyi bir şey olmasına rağmen, yeterli olmuyor. buna karşılık ne istediğini bilmek, buna karar vermek gerekiyor; böylece hayatı daldan dala atlarken ıskalamaktan kurtulmak mümkün.

öğretmenlikten neden nefret ettiğinizi uzun uzadıya düşünün, sonra da eğer mümkün olsaydı yapmayı tercih edeceğiniz okutmanlığı neden tercih ettiğinizi düşünün. her ikisi için de dikkate değer birkaç gerekçeniz olması gerekir, diye düşünüyorum. gerekçeleriniz gerçekçi mi, yeterli mi? bunu analiz edin. eğer sonunda kesin bir kanıya varamıyorsanız ve yaşınız uygunsa öğretmenliği 1-2 yıl da olsa deneyin, bu arada gerçekten ne istediğinize karar verip çalışmanızı ona göre yönlendirin. gerekçelerinizin gayet gerçekçi ve yeterli olduğuna karar verirseniz, yurtdışında master yaptığınız alanı çok isteyip istemediğinize, master bittiğinde iş olanaklarınızın yeterli olup olmadığını ve o işi yapmaktan, orada yaşamaktan çok memnun olup olmayacağınızı iyice tartın. bunda da kararınız netse, ilişkinizi olağan seyrinde yürütebilir ve bu konuya ilişkin adımlar atmaya başlarsınız.

kafanız karışıkken, iyice düşünmeden, ani kararlar alıp uygulamaya geçmeyin. her şeyin arapsaçına dönmemesi için, mantıklı bir şekilde düşünüp kararınızdan emin olarak harekete geçin. kendinizi ve biraz da hayatı tanıyorsanız kitapla, filmle zaman geçirmenize gerek yok; onları edebiyat ve sinema merakınızı gidermede kullanın.

kolaylıklar dilerim.


ek: mutluluk konusu uzunca bir mesele. ne istediğinizi bilip ona göre yaşarsanız kendinizden ve de hayatınızdan memnun olmanız mümkündür. (bu cümlede mutluluktan bahsetmedim tabii, farketmişsinizdir.)
0
tedirginlik hucresi
(19.11.11)
ailenin desteğiyle mi yaşıyorsun? daha önce bir yerlerde çalıştın mı?
0
asdasdas
(19.11.11)
"daldan dala atlarken hayatı ıskalamaktan" sağlam söz etmişsin tedirginlik hücresi, tebrikler..

sırf bu söz üzerine düşünerek bile çözülebilir. tek meslek o değil, tek erkek o değil, tek ülke hollanda değil vb vb vb
0
anonimyususer
(19.11.11)
evet ailemin desteğiyle yaşıyorum ama meb'den burs da alıyorum. ailem sadece ona ekleme yapıyor. daha önce, üniversiteye başladığım ilk 2 yıl bir dershanede ingilizce öğretmenliği yaptım ve işte o an anladım gerçekten bu işten hiç hoşlanmadığımı ve hayatımı bu işi yaparak geçiremeyeceğimi.
evet, istemediğim şeyi kesin bir şekilde biliyorum. peki ne istiyorum? hollanda olur, başka bir yer olur, bir ab ülkesinde ab ilişkileri üzerine eğitim alıp, o konuyla ilgili bir alanda çalışmak istiyorum. uluslararası şirketlerin kültürel farklılıklar üzerine çalışan insan kaynakları departmanı olur, ya da bir üniversitede bu konuyla ilgili araştıma olur. çalışmak istediğim alan bu. neden hollanda, erkek arkadaşımdan dolayı. ama sadece oraya da başvurmayacağım işte, nerden kabul alısam, en iyisi neresi olursa oraya gideceğim. dediğiniz gibi, tek erkek o değil. ama öncelikle onunla olabilmek için uğraşacağım. aslında onunla tanışıncaya kadar bu yurtdışında okuma işleri falan hep hayal gibi geliyordu, o yüzden ciddi anlamda oturup düşünmemiştim bile. bu seneye kadar türkiye'de istediğim üniversitelerin birisinde okutman olarak işe başlayıp, maddi açıdan kendi ayaklarım üzerinde durabilmeye başladıktan sonra yüksek lisansa başlamaktı planım. ama olmuyor, istediğim üniversitelerin şartlarını karşılayamıyorum (3-5-10 yıl çalışma deneyimi vs). ve gerçekten bir ab ülkesinden burs kazanmak, ales denen illetten 90-95 almaktan çok daha kolay benim için. işte bu noktada ne istediğimi bilemez halde olurken, bu seneye kadar istediğim şeyden de uzaklaştım. şu an tek hedefim master'dan kabul almak için elimden geleni yapmak. umarım bu istekle hayatı ıskalamaktan kurtulabilirim. ama beni karamsarlığa sürükleyen de, "hadi kabul edilmezsem" düşüncesi. bundan bir türlü kurtulamıyorum. ve ilk mesajımın en sonunda yazdığım gibi, beni artık bunaltıp rahatsız eden en büyük etmen belki de, yaşadığım mutlu anlarda bile hep o mutluluğun biteceğini düşünerek mutsuz olmak.
0
🌸letheavendangered
(19.11.11)
(15)

ACİL - Çok ağır bir mail mi?

roket adam
Bir iş arkadaşımızı uyarmak zorunda kaldım. Şu mail sizce çok mu ağır? Bir ekip var, biri departman yöneticisi, biri ekip yöneticisi, maili yazdığım herif şirket içindeki teknik eleman, biz dışarıdan takip eden teknik eleman / site yöneticileriyiz. Maillerde sürekli emir kipi kullanmasından falan ra
Bir iş arkadaşımızı uyarmak zorunda kaldım. Şu mail sizce çok mu ağır? Bir ekip var, biri departman yöneticisi, biri ekip yöneticisi, maili yazdığım herif şirket içindeki teknik eleman, biz dışarıdan takip eden teknik eleman / site yöneticileriyiz. Maillerde sürekli emir kipi kullanmasından falan rahatsız oldum, diğer arkadaşım da olmuş, yöneticim aradı ağırdan alın falan dedi ama o da otur bi mail yaz beni de bcc'ye koy dedi, yapmayayım dedim ama çok ısrar etti dept yöneticisi. Sonunda ne çıkacak hesap edemiyorum.

..

bolca emir kipi içeren imalı maillerinden fazlasıyla rahatsızım. Hepimizin beyin fırtınası yaptığı bir ortamda birinin çıkıp "böyle istiyorum", "şöyle olsun" demesi çok rahatsız edici. Sana özellikle bir "ekip" olduğumuzu ve burada üst alt ilişkisinin ünvan olarak bizden üstte kişilerle bile "olmadığını" hatırlatmak zorundayım.

Daha önceden bir çok kez tartıştığımız, sonunda mutabakata vardığımız, üzerinde çalışmaya başladığımız, çalışmayı bitirdiğimiz, faaliyete aldığımız projelerin de tekrar tekrar tartışılması gerçekten vakit kaybı oluyor ve oldu da. Semih'in paragraf paragraf açıkladığı, senin tek cümlelik mesajlar attığın, sonra üstüne bir de benim açıkladığım mailden sonra konunun tamamen netleştiğini düşünüyorum ki İsmail abi de aynı şeyi düşünüyor gördüğüm kadarıyla.

Şirketismi'ndeki yaklaşık 2.5 yıllık ev-ofis çalışma hayatımda da senin dışında yöneticilerim de dahil kimseden "HATIRLATMA!!!" içeren boş bir mail almadığımı özellikle belirtmek isterim. Gözden kaçan mailler olmuştur, unuttuğumuz mailler olmuştur, sınav zamanı diye kapsamlı cevap yazmayı ertelediğimiz mailler olmuştur, insanlık hali, ama gerçek bir "ekip"in üyeleri imalı boş mesajlar atmak yerine "Beyler şuna bi bakabilir misiniz, belki gözünüzden kaçmıştır diye bir mail daha atmak istedim" gibi daha düzgün bir dille hatırlatmayı tercih eder. "Böyle istiyorum?" yerine "Böyle olsa daha iyi olmaz mı çünkü şu şu sebeplerden böyle böyle nedenlerden daha iyi olur böyle bence" yazmayı tercih eder.

Lütfen uslubumuza dikkat edelim, karşımızdaki büyük küçük tam zamanlı veya ev ofis bile olsa saygıyı birinci öncelik olarak alalım. Bu saatten sonra gelecek maillerde en azından bizim ekibe yazdığımız maillerdeki emeği bekliyorum, biz her şeyi sebep sonucuna noktasına virgülüne kadar açıklarken, gelen cevabın "Ben burayı böyle istiyorum." olması benim nezdimde saygısızlıktır.

Benzeri bir rahatsızlığı Semih'in de fazlasıyla paylaştığını biliyorum, ben her zaman denge unsuru olarak davranma yanlısıyım fakat bazen insan gün içinde sınırlarını unutup aslında öyle demek istemediği şeyler yazabiliyor, bu mail de üstüne denk geldi, yarın 13. sınavıma girmeden önce oturup rahatsızlığımı iletmek istedim. Sorunu kişisel almazsanız sevinirim, kimseyle kişisel bir sorunum yok, olamaz da. Olmasının da kimseye bir faydası yok. "Ekip" olmanın ön gerekliliklerinden birini hatırlatmak zorunda kaldığım için üzgünüm.
0
roket adam
(19.11.11)
son paragrafta olay kişiselleşmiş gibi. ayrıca diğer kişilerin isimlerini vererek bunlar da benim gibi düşünüyor demeniz dışarıdan pek hoş görünmüyor ama tabi kişiler arası ilişkiler nasıl kurulu bilmediğimizden belki de böyle daha iyidir.
0
anarsi yureklerde
(19.11.11)
ağır aslında evet ama kullandığı uslubun bi adım ötesinde ağır konuşarak bazı şeylerin farkındalığını yaratabilirsiniz, diye düşünüyorum. bana böyle bir mail gelseydi utanırdım, kızmaktan ziyade. umarım sizin için işler "yoluna" girer.
0
bir ileti paylastim
(19.11.11)
bana agir geldi. eger ben maili yazdiginiz kisi olsaydim, davranislarimi gozden gecirmeme faydali olmazdi bu mail. beni daha da negatif davranmaya iterdi. biraz daha yapici olsaniz diyorum nacizane.
0
thunder thunder thunder thundercats
(19.11.11)
senin soruna cevap olmayabilir ama; bi patronum vardı zamanında, büyük iş adamıydı(gerçi hala öyle ama artık eski patronum). iş yerinin her katına şu yazıyı yazdırmıştı; iş yerinde alınganlık aptallıktır..
0
blackmail
(19.11.11)
bence değil.
0
isimsiz uye
(19.11.11)
Gayet güzel bi ortamdı, biz home office çalışıyoruz, iş yükümüz hafiflesin diye herifin tekini işe aldık ki bizzat biz aldık, 28 küsür yaşında su ürünleri okumuş çalışma tecrübesi olmayan adamı teknik açıdan eğittik, yöneticim bile bana HATIRLATMA'!!!!11 yazmazken, genel müdürün maillerine cevap veremediğim oluyoken saçma sapan emir kipli HATIRLATMA!!1 lı mailler gelmeye başladı. Hep alttan aldım, denge unsuru oldum da, bu sefer yöneticim aradı, yine alttan al tarzı bir şeyler dedi, abi dedim durum bu, ben alttan alayım ama diğer arkadaş konuşacak huzur çok kaçcak, o zaman beni bcc'ye koy böyle bi mail yaz belki farkınad değildir dili biraz sivri dedi.

Bana kalsa şimdi değil bi dahakine gönderirim ama gerek diğer iş arkadaşım gerek yöneticim ciddi ciddi gönder dediler, özellikle yönetici beni nası bi maceraya atmaya çalışıyor anlamadım ama adam uyar dedi yani.

Sorum da vur dedik de öldürdüm mü acaba o yüzden paylaşayım dedim, teşekkür ederim cevaplar için. Ben alıngan değilim, küfür etse umrumda olmaz home office çalışıyorum hesabıma yatan paraya bakarım da, ortam nedense "beni" buna zorluyor.

Daha önceden diğer arkadaş ve diğerleri yüzyüze uyarmış ve hatta tartışmış insanlar. Şu anda kalkıp yüzyüze konuşmaya gitme imkanım yok. X ve Y de benimle aynı fikirde olayı için, X direkt beni aradı böyle bi durum var bu nedir arayıp sövücem diye ben frenledim her zamanki gibi, diğer eleman İsmail ise maillerde durumun gereksizliğini belirtmişti.

Ne zor iş insanlarla uğraşmak ya. Zamanında "Hoşunuza gitmediyse yol verin" bile dediler, abi gerek yok öğrenir zamanla zart zurt dedik ama yok yani, çok enteresan. Böyle ego kasmasa, adam akıllı normal devam etse kimseye bişi olmicak, ne garip insanlar ya, eline hiç bişi geçmeyecek aksine negatif olaylar olacak, yine de bunda ısrar ediyor. Farkında değil herhalde diye yazıyoruz işte bu maili de, bakalım.
0
🌸roket adam
(19.11.11)
adam ortama hareket katmış ya fena mı :D
bence ona boş bi mail at başlığına da hatırlat-ma! yaz hehehe.
0
kediebesi
(19.11.11)
Lemon, çok doğru bir tespit ama kısa bir mail başımı daha çok derde sokabilir. Bu çıkarsa yine bak çocuk derdini anlatmış daha ne yapsın derler. Otursun okusun ak, işine gelirse.
0
🌸roket adam
(19.11.11)
ayrıntıya takılmış gibi oluyorum ama maile sen diye başlamış, siz diye bitirmişsiniz, ben diyerek başlamış biz diye devam etmiş yine ben diyerek bitirmişsiniz tek bir çizgide olsa daha iyi olur gibime geldi. ben bu maili alsam utancımdan bir kaç gün yataktan çıkamazdım heralde bu arada :)
0
irbat
(19.11.11)
bu maili okuyunca utanacak yüzü kızaracak karaktere sahip adam zaten bu şekilde davranmaz. dolayısıyla bu mail onun tutumunda bir değişiklik yaratmayacak.
0
robin crusoe
(19.11.11)
İlk paragraf yeterliymiş bence. Destan gibi yazmışsın. Sanki bu kişi yüzündenden evde oturup ağlıyor, geceleri uyuyamıyormuşsunuz gibi intiba bırakıyor.

"şu şu tavrınızı çalışma ortamımız için uygunsuz ve rahatsız edici buluyoruz. bu davranışlarınıza bir son vermenizi rica ediyoruz. bilginize."

deyip kesip atsanız mesaj politik olarak yumuşak ama etki olarak daha sert gider. amacına ulaşırdı gibi.
0
otonomo
(19.11.11)
şu kadarı da iş görürdü bence (kalan kısmı iç dökme gibi görünmüş):

"Bolca emir kipi içeren imalı maillerinden fazlasıyla rahatsızım. Sana özellikle bir "ekip" olduğumuzu ve burada üst alt ilişkisinin ünvan olarak bizden üstte kişilerle bile "olmadığını" hatırlatmak zorundayım.

Sorunu kişisel almazsanız sevinirim, kimseyle kişisel bir sorunum yok, olamaz da. Olmasının da kimseye bir faydası yok. "Ekip" olmanın ön gerekliliklerinden birini hatırlatmak zorunda kaldığım için üzgünüm."
0
tedirginlik hucresi
(19.11.11)
mailde yöneticiyi neden bcc'ye ekliyorsunuz anlamadim. bence cc'de olsun ki adam yöneticinin de durumdan haberdar oldugunu anlasin.

bu sahis tam olarak yontulmamis bir hödükmüs belli ki ben onun düzelecegini pek sanmam; belki düzelmis gibi yapar ama buldugu ilk firsatta senden hincini almaya kalkar. ortadogu ve akdeniz insanindan bahsediyoruz sonucta.

son olarak otonomo +1
0
question the answers
(19.11.11)
ben olsam;

işe madem siz aldınız, mail aracılığıyla uyarmak yerine yüz yüze bir görüşme ayarlayın derim.

çünkü denildiği gibi profosyonel ortamlarda böyle insanlar çıkıyor ve ne yapacağını bilemedikleri için dengesiz oluyorlar.

eğer departman şefi tarzındaysanız, ki öylesiniz galiba, gidin seni görmeye geldim tarzında muhabbete girip aslında konu HATIRLATMA değilmiş gibi dile getirin. eminim siz bu yolu denerseniz motivasyonu da artar arkadaşın. kendi motivasyonunuz da artacaktır. çünkü yine dediğiniz gibi insanlarla uğraşmak zor, ancak insanlarla uğraşırken başarılı sonuçlar aldığınızda zevkten 4 köşe oluyorsunuz. nabız ve şerbet olayını kaçırmamak unutmamak gerek..
0
hippokondriyak
(19.11.11)
Departman şefi değilim, 5 kişilik ekibin en eskilerinden biriyim sadece, home office çalışan bi öğrenciyim ama garip bi biçimde sözüm çok geçiyor :)

Şaka bi yana, attım maili gece, gündüz bi baktım adam mail atmış, özür dilemiş, günlük stres dolu konuşmalar arasında vakitsizlikten bir de maillere cevap atmaya çalışırken ben de bazen çizgiyi aştığımı fark ediyorum sonradan bakınca, özür dilerim demiş. Olay tatlıya bağlandı sanırım sonunda, sevindirici. Fikir belirten herkese teşekkür ederim.
0
🌸roket adam
(20.11.11)
(8)

virgül olayı

sorubankasi
sizinde hiç nereye virgül koyup, nereye koymayacağınızı şaşırdığınız zamanlar oluyor mu?yani yanlış virgül kullanımı yapıyor musunuz?yoksa 'ben yapıyorum yeeaa ne var bunda' mı diyorsunuz?
sizinde hiç nereye virgül koyup, nereye koymayacağınızı şaşırdığınız zamanlar oluyor mu?yani yanlış virgül kullanımı yapıyor musunuz?

yoksa 'ben yapıyorum yeeaa ne var bunda' mı diyorsunuz?
0
sorubankasi
(17.11.11)
ben fazla koyuyorum ya, çok alışmışım. çoğunlukla nokta koymam gereken yerlere bile virgül koyuyorum.
0
xenophobe
(17.11.11)
oluyor tabii bazen. arada bir aklıma doğru olup olmadığına emin olamadığım kurallar geliyor çünkü "özneden sonra virgül koyulmaz.", "ortaçlardan sonra virgül gelmez." gibi. üşenmessem bakıyorum doğru muydu bu diye, üşenirsem aklıma geldiğinde dilbilgisinin benden daha sağlam olduğunu inandığım arkadaşlarıma soruyorum. ama hiç bir zaman ben yapıyorum yeea demem. dilbilgisini doğru kullanmaktan insana zarar gelmez sonuçta.
0
irbat
(17.11.11)
şaşırmıyorum, zor değil evet...
0
tedirginlik hucresi
(17.11.11)
ama'dan önce çok virgün koyuyorum. ama'dan önce durulması gerekiyor çünkü bence. öyle öyle dedim, AMA şöyle de dedim.

düzenleme: zaten konulması gerekiyormuş, doğru biliyormuşum. teşekkürler yvonne.
0
roket adam
(17.11.11)
iki isim yan yana geldiğinde koyuyorum, yoksa gerçekten büyük sorun oluyor okurken. "küçük arabasını aldı" ile "küçük, arabasını aldı" arasında fark var. bir de daha kolay okunsun diye aralara virgül koyuyorum.
0
hollowlife
(17.11.11)
uygun gördüğüm yere koyuyorum. başkaları ne düşünür fazla kafaya takmıyorum,
0
bira sisesi kapagi
(17.11.11)
ben de çok dikkat etmiyorum, anlam karışıklığı olacak yerlerde koyuyorum genelde. bi de böyle birbiriyle alakalıymış gibi olan cümlelerin arasına pek nokta koymak istemediğim için virgül koyuyorum. ama evet mesela fiilimsilerden sonra virgül olmuyor aslında. yani koyup'tan sonra olmaması lazım.
0
tepedeki psychedelic adam
(17.11.11)
virgülü noktadan daha çok sevdiğimden,yerli yersiz kullandığım oluyor. aramızda ki samimiyete güveniyorum virgüllen.
0
pelinn.
(17.11.11)
(6)

çerkes olanınız var mı aranızda?

blackmail
soru başlıkta
soru başlıkta
0
blackmail
(17.11.11)
olmaz olur mu hiç.
0
bgraydin
(17.11.11)
neden olmasın :)
0
fakyoras
(17.11.11)
var.
0
tedirginlik hucresi
(17.11.11)
yarı çerkez olur mu?
0
alen
(17.11.11)
beni de unutmayın :)
0
aspo
(17.11.11)
benim.
0
july14
(17.11.11)
(3)

ruhsat rehin kaldırma işlemi

azdeli
günaydın duyuru insanlarıyarın emniyete gidip ruhsattaki rehini kaldırtcam. aracın kredisi biteli 2 yıl oldu. ruhsat rehin kaldırma işleminde ruhsat değiştiriliyor mu? istenen evraklarda şu var;-T.Ş.O.F’dan 2 Adet Usulüne uygun doldurulmuş Ek-1 (Ruhsat Değiştirilecek ise)bu belgeyi nasıl elde edebil
günaydın duyuru insanları

yarın emniyete gidip ruhsattaki rehini kaldırtcam. aracın kredisi biteli 2 yıl oldu. ruhsat rehin kaldırma işleminde ruhsat değiştiriliyor mu?
istenen evraklarda şu var;
-T.Ş.O.F’dan 2 Adet Usulüne uygun doldurulmuş Ek-1 (Ruhsat Değiştirilecek ise)

bu belgeyi nasıl elde edebilirim ?
0
azdeli
(16.11.11)
şu olabilir mi? img109.imageshack.us
0
tedirginlik hucresi
(16.11.11)
evet o. ama gerekli mi rehin kaldırmak için? elimde bankadan aldığım noter onaylı rehin kaldırma yazısı var. ekstradan gidip ruhsattan sildirmem gerekli mi?
0
🌸azdeli
(16.11.11)
geçenlerde bu işlemi yaptırdım. bankadan "kredileri ödediğime" dair belge ile emniyete giderken yolda bir eleman "abi, ruhsat işi mi?" diye yanıma sokuldu. ben de "dur bakayım nasıl oluyormuş, ucuza yapılıyorsa boşuna emniyette sıra beklemem" diye elemanın peşinden gittim. evrakı falan inceledi, "ruhsatta yer varmış, ek-1 belgesine gerek yok. hemen bilgisayarla hallederiz." dedi. "kaç liraya yapacaksın?" dedim. "50" dedi. "emniyetten farklı ne yapıyorsunuz?" dedim. "orada 20 lira alırlar, 1 saat de beklersin. burada 5 dk" dedi. "olsun" dedim, evraklarımı alıp emniyete gittim. 5 dk sonra sıra geldi, hiç para ödemeden işlemi hallettim. ruhsat değişmedi. sadece bir form doldurdum, o kadar. siz siz olun, emniyetin oralarda dolaşan bu tip adamlardan uzak durun.
0
marcelorios
(16.11.11)
(7)

Numaralı Lens

derkampf
Bir arkadaşımın;sağ gözü 2.75, sol gözü 2.50 astigmat ve miyopu var. daha önceden hiç lens kullanmadı, numaralı renksiz lens almak istiyor, genellikle hangi markaları tercih ediyorsunuz, para konusunda bir kısıtlaması yok.
Bir arkadaşımın;
sağ gözü 2.75, sol gözü 2.50 astigmat ve miyopu var. daha önceden hiç lens kullanmadı, numaralı renksiz lens almak istiyor, genellikle hangi markaları tercih ediyorsunuz, para konusunda bir kısıtlaması yok.
0
derkampf
(13.11.11)
ben air optix kullanıyorum. çok memnunum. genelde bu önerilir zaten.
0
gakgul
(13.11.11)
air optix kullanıyorum, kime önerdiysem çok memnun oldular.
0
fakyoras
(13.11.11)
johnson & johnson acuvue kullanıyorum. miyop (9 civarı)+ asigmat (1) var.

uzun zamandır kullandığım marka, memnunum.
0
tedirginlik hucresi
(13.11.11)
2 yıldır acuvue oasys kullanıyorum. gayet memnunum.
0
nickini vermek istemeyen uye
(13.11.11)
purevision favorimdir. şimdi purevision 2 çıkmış.
0
goldentitan
(13.11.11)
genelde hangi marka diye bir şey yok. önce doktora gitmeli ve ona göre gözünün bc curve radius değerini öğrenmeli, ayrıca gözü lense uygun mu onu da öğrenmeli.
ondan sonra tavsiyede bulunabiliriz. çünkü her markanın her göze uygun çeşidi yok. gözü 8,9'sa mesela o değerde lensi olan markaları tercih etmeli
0
baldur
(13.11.11)
en rahat lens normalde genele göre acuvue oasys ancak arkadaşınızın astigmatı da varsa ve yumuşak lens kullanacaksa o zaman başka lenslere bakmalı.

ben en çok air optix aqua da rahat etim.
0
erobur
(13.11.11)
(2)

ödevime yardım, part 2

i was me but now he s gone
tekrar merhaba. bir önceki duyurumda yeni ürünlere isim bulmuştum sayenizde. şimdi bi' sonraki aşamaya geçiyorum.bir mp3 player olarak - musicer"music shop" olarak - 4 musicisimlerini seçtim.sizlerden ricam hem mp3 için hem de dükkan için, isimlerini okuduğunuzda aklınıza gelen ilk 3 şeyi yazmanız.
tekrar merhaba. bir önceki duyurumda yeni ürünlere isim bulmuştum sayenizde. şimdi bi' sonraki aşamaya geçiyorum.

bir mp3 player olarak - musicer

"music shop" olarak - 4 music

isimlerini seçtim.

sizlerden ricam hem mp3 için hem de dükkan için, isimlerini okuduğunuzda aklınıza gelen ilk 3 şeyi yazmanız. yani atıyorum "musicer - nota, davor sucker, telefon" gibi.

saçma sapan da olabilir, tabi yine de konsept üzerinden giderseniz sevinirim. =)
0
i was me but now he s gone
(13.11.11)
doğrudan çağrıştırdığı kelimelerden ziyade, bir müşteri olarak markanın adından bana sunduğunu hissettiğim özellikleri yazıcam...

musicer: müzisyen, canlı müzik ve dolayısıyla kaliteli müzik

4music: sadece müzik, çok çeşitli müzik, müziğe adanmış bir değer
0
ruhibirbanyo
(13.11.11)
musicer - müziklucifer
4 music - müpmüzik, her şey müzik için, müziğe adanmış
0
tedirginlik hucresi
(13.11.11)
(3)

aile nedir?

adnan mazmanoglu
ail kavramı evrensel olarak nasıl kabul görüyor? aynı cinsiyetten evlenenler evlatlık sahibi olurlarsa aile oluyor mu? bir çift evlenmeden beraber yaşıyor ama çocuk sahibi değiller bu aile mi? evlenip çocuk sahibi olmazlarsa bu aile mi? iki dul insan evleniyor, ikisinin de çocuğu var, bu aile mi?örn
ail kavramı evrensel olarak nasıl kabul görüyor? aynı cinsiyetten evlenenler evlatlık sahibi olurlarsa aile oluyor mu? bir çift evlenmeden beraber yaşıyor ama çocuk sahibi değiller bu aile mi? evlenip çocuk sahibi olmazlarsa bu aile mi? iki dul insan evleniyor, ikisinin de çocuğu var, bu aile mi?
örnekler çoğaltılabilir. aile kavramının ne olduğu ne olmadığına dair bilgi ya da daha önce yazılmış bir şeyler arıyorum.
0
adnan mazmanoglu
(13.11.11)
ibrahim yasa'nın bu konuda makaleleri var. okuyuver.
0
yasakani
(13.11.11)
konuyu enine boyuna inceleyecekseniz:

avrupa'da aile - jack goody (literatür y.)

osmanlı toplumunda aile - ilber ortaylı (pan y.)

aile sosyolojisi - k. canatan, e. yıldırım (açılım k.)

kültür bağlamında insan ve aile - çiğdem kağıtçıbaşı (evrim y.)

ailenin, özel mülkiyetin ve devletin kökeni - engels (sol y.)
0
tedirginlik hucresi
(13.11.11)
(21)

Yalniz yasayanlar; nasil korkmuyorsunuz?

sttc
yalniz yasamiyorum, arada evde yalniz kaldigim gunler oluyor. ama oyle rahatla uyuyamiyorumKulaklikla muzik vs gibi seyler yapamiyorum. Koridorun isigini falan aciyorum. Hic mi korkmuyosunuz ya?
yalniz yasamiyorum, arada evde yalniz kaldigim gunler oluyor. ama oyle rahatla uyuyamiyorum
Kulaklikla muzik vs gibi seyler yapamiyorum. Koridorun isigini falan aciyorum.

Hic mi korkmuyosunuz ya?
0
sttc
(13.11.11)
kapıyı kitleyince rahatım. ama bi gün açık bırakmışım mal gibi. bütün odaları gezdim bıçakla. bıçağım durur zaten başucumda.
0
check minus
(13.11.11)
ben de yalnız yaşamıyorum ama yalnız kaldığımda korkmuyorum. sanırım korkacak bi şey olmamasıyla ilgili bu. yani ruhani, şeytani şeylerden falan bahsediyosan insan inanmadığında zaten sallamıyor ve rahat oluyor :) ama hırsızlardan falan bahsediyosan onu bilemem :) yeterince korunaklı olduğumuzu düşündüğüm için o da konu değil.
0
yazaryan
(13.11.11)
alışıyorsunuz zamanla.
0
japon askeri
(13.11.11)
alışıyorsun zamanla.
0
rn
(13.11.11)
alış zamanla.
0
ermanen
(13.11.11)
Bende yanlız yaşıyorum. benim korkum kombiden gaz sızması,elektrik çarpması vb. durumlar onun dışında acil durumlarda kolay ulaşılabilecek bir cisim,bıçak vb şart.
0
Abraxass
(13.11.11)
tek başıma kalırken korktuğum hiçbir şey yok benim de. üstte de dendiği gibi, soyut kavramları sallamamaktan kaynaklanan... ama şu kulaklık mevzusunu ben de yapamıyorum. hani kapı çalar belki, yada ne bileyim, yangın çıkar da haberim olmaz gibi düşüncelerden o da..
0
jamiro
(13.11.11)
ben yazlari genelde tek basima kalirim. yatagin altinda ulasabilecegim bi yerde bicak bulundururum. bisey olsa kullanacagindan degil ama en azindan gozdagi verirsin.
0
typemismatch
(13.11.11)
niye korkmak gereksin ki?

hem ışığı açık bırakmak işe yarayacak bir yöntem de diyil.

"eğer cidden korkulacak bi' durum olsa, evde bir başkasının olmasının faydası ne olacak? birden fazla kişinin korkması neye yarayacak? diğer kişi/ler korkmuyorsa bile korkunç bi' durumda korkmamaları size ne fayda sağlayacak?" şeklinde soruya soruyla cevab vermeyi denedim.
0
tedirginlik hucresi
(13.11.11)
kulaklık ben de takmam. biri gelir bişey olur duyamam diye.
0
cro magnon
(13.11.11)
ben asama asama korkmamaya basladim. eskiden evde biri varken bile koridor isigi acik uyurdum, simdi tek basima karanlikta uyuyorum. kapiyi kitledigim anda da korkmaktan ziyade her seyi arkamda birakmis gibi rahatlama duyuyorum. yine de gaz vs. durumlari icin yatmadan mutfak kapisini hep kapatirim, bir de kapinin yaninda el altinda cekic bulundururum.
0
lallala
(13.11.11)
Sürekli sakin bi müzik çalıyor evde, gece de yatıp uyuyorum normal. En korkutucu şey hayati tehlike yaşadığın anlar. Kafamı çarpmıştım bi kere dolabın kenarına, görüntü falan karardı hep yere çöktüm bi 5-6 dakika kalkamadım, bilincim gider gibi olunca resmen yaşam mücadelesi vermiştim yani :)
0
roket adam
(13.11.11)
biraz da kafanın meşguliyeti ile alakalı. çok yorgunsam ve düşünceliysem kütük gibi yatarım. işim gücüm yoksa aklıma türlü korkunç şeyler gelir korkarım. hırsız dan korkmam.

gazdan elektrikten de korkmam ama bir tanıdık anlatmıştı apartmanlarında bir kadın tek başınayken banyo da düşüp boynunu mu kırmış, kafasını mı çarpmış ne, yardım eden olmadığı için ölmüş gitmiş..

cinden, hayaletten fln korkarsam da dua okurum, uyuyamıyorsam tespih fln çekerim. ya da tv karşısında akıllı tv açıkken uyurum.
0
locco
(13.11.11)
kapıyı bıle kılıtlemeden uyuyorum senelerdir. guvenlıgı olan bı yerde oturuyorsan korkulacak bı sey yok.
0
anneke
(13.11.11)
insani şeylerden korkmam, hırsız benden korksun asıl. cindir falan inanırım, herhangi bişey yaşamadım ama yaşadığımı sandığım oldu(belki de yaşamışımdır, sonuçta bilemen); ses duyma falan gibi. e normal yani yapacak bişey yok ben varsam o da var düşüncesiyle sakinliğimi korurum hep. inanmıyosan sorun yok, inanıyosan duanı sureni okuyup rahatlayacaksın. ışıkta uyunur mu yahu, hem çok rahatsız edici hem sağlıksız.
0
mayaa
(13.11.11)
valla kendiliğimden korkmuyorum..kırk yılda bir içimi bir ürperti kaplarsa da korksam da biiir korkmasam da diyorum kendi kendime :)
kabus falan görürsem de bu durumun yalnız olmakla alakası yok zaten, eş, dost, akraba herkes evde de olsa kimsenin yanına gitmeyeceğime göre bu durumda da yalnızlık bir şeyi değiştirmiyor.
zemin kat, arka cephede evim, pencerelerde demir parmaklık var diye genelde panjuru ve camları da kapatmıyorum, aklıma bile gelmiyor :)
0
mayalilithowsky
(13.11.11)
eski ev iki katlıydı alt kattan bi haber oluyodun uyurken ben de yatağımın baş ucunda pompalı tüfekle yatıyordum bıçak ne lan pıhırt bi bok yapamazdım adamla karşılaşsam o bıçakla stresten
0
metehan01
(13.11.11)
hepinizi takdir ettim, demek ki alisiliyor.

Yalniz sunu farkettim, ne cok yalniz yasayan varmis :)
0
🌸sttc
(13.11.11)
kapını düzgün kapattıktan sonra korkmana lüzum yok. korktuğum zaman ışık açıyordum, fazla yapacak birşey yok. neden korktuğuna bağlı bir de.
0
african rain
(13.11.11)
cinlerle hayaletlerle ilgili şu düşünce beni çok rahatlatmıştı zamanında:

"ulan cinin perinin işi yok gelip beni mi korkutacak? ne işi olur benimle. bunlar dur milleti korkutayım da biraz eğleneyim diyecek varlıklar değiller ki"

diye düşünürdüm ve rahatlardım böyle düşününce.. aklıma geldi :)
0
locco
(15.11.11)
eve müzik sistemi döşet hem daima müzik hayatının her alanında olur hemde yanlızlıgı hissetmezsin ama 400 kişilik yurtta iki hafta yanlız kalmıştım işte o biraz sıkıntılı olmuştu
0
besirzade
(15.11.11)
(4)

beşiktaş-gayrettepe-fulya'da kiralık

jondaff
''biz o evi verdik yaa abla, siteyi güncellemeyi unutmuşuz'' diyen emlakçılardan fenalık geçirmiş iki kuzen olarak ev arıyoruz. ama bulamıyoruz. neden? çünkü, en fazla 900 verebiliriz. artı çok güvenli bir yer olması lazım. dahası, şu an yaşadığımız evde ciddi rutubet sorunu var. o yüzden ara kat ve
''biz o evi verdik yaa abla, siteyi güncellemeyi unutmuşuz'' diyen emlakçılardan fenalık geçirmiş iki kuzen olarak ev arıyoruz. ama bulamıyoruz. neden? çünkü, en fazla 900 verebiliriz. artı çok güvenli bir yer olması lazım. dahası, şu an yaşadığımız evde ciddi rutubet sorunu var. o yüzden ara kat ve güneş gören yer istiyoruz. ve en dahası da gayrettepe'ye gidişimin rahat olması lazım(şu an anadolu yakasındayız ve evet: köprü trafiği). fulya'da gösterdikleri yerlerin yokuşundan çıkmaya kalksam iki günde bayılırım. beşiktaş'ta 900'e yıkık dökük evler çıktı karşımıza. diyorum ki, varsa şöyle sahibinden, temiz, pak ama en önemlisi güvenli, 2+1, kombili, gayrettepe'ye ulaşımı kolay daire, ne güzel de olur değil mi?
0
jondaff
(13.11.11)
Açıkçası çok şey istediğinizi düşünüyorum. Fulya'da 800'e çıktı arkadaşım, -3. kat, yokuşların arasında sayılacak bir yerde, 2+1 ama 1 oda küçük, falan filan.

Gayrettepe'ye her türlü gidersiniz ama yokuş çıkacak, inecekseniz illaki Fulya istiyorsanız. Beşiktaş merkezde evler gereksiz yere pahalı. Sırf merkez diye 50 metrekare, yarım + yarım daireye arkadaşım 700 lira verdi yıllarca.

O yüzden en mantıklısı siz yanınıza 1 kişi falan daha almayı deneyip, 1250-1300'e çok daha mantıklı bir yere çıkın. Tam limit o cıvar çünkü.
0
only alcoholica
(13.11.11)
4. levente bi bakın derim. fulya, beşiktaş civarına göre fiyatları daha uygun tabi oralar kadar nezih değildir ama gayrettepeye ulaşım rahat gayet.
0
contavolta
(13.11.11)
kurtuluş/pangaltı 900'e ev bulunabilecek bir yer, giriş ve üstü ve kombili, 2+1 filan. 'çok güvenli'den kastınızı bilmiyorum ama 7-8 sene evvel herhangi bi' saatte rahatsız olmadan eve gidebiliyordum. metroyla gayrettepe ise pangaltı durağından iki durak.

oralarda tek başına yaşayan üç kadın arkadaşım var, bir sıkıntı duymadım.
0
tedirginlik hucresi
(13.11.11)
aslında evet, çok şey istiyoruz gibi duruyor ama aslında öyle değil. misal birine soruyoruz kurtuluş süper diyor, kimi asla gitmeyin diyor. böyle arada kalmalar var. güvenli derken kastettiğimiz güvenlikli, lüks site değil. iki kadının rahat yaşayabildiği yerler. hani ailemle yaşasam daha kolay yer bakardık. 3.kişi düşünmüyoruz. fulya aslında süper ama saatte 1 otobüs geçtiğinden sorunlu. içim dışım emlak sitesi oldu zaten. denk gelirse birisi, bize haber versin diye yazdım duyuruyu da. çok teşekkürler cevaplarınız için
0
🌸jondaff
(13.11.11)
(19)

insan neden ağlar

rn
ya da siz neden ağlıyorsunuz?ağlıyor musunuz?kendi üzerinizden çıkarımlar kadar genel anlamda insan neden ağlıyor sizce?ek: içgüdüsel bir şeyse ( bence öyle)hangi iç güdümüz bunu tetikliyor?yoksa sonradan mı uydurulmuş pek çok şey gibi
ya da siz neden ağlıyorsunuz?
ağlıyor musunuz?
kendi üzerinizden çıkarımlar kadar genel anlamda insan neden ağlıyor sizce?
ek: içgüdüsel bir şeyse ( bence öyle)hangi iç güdümüz bunu tetikliyor?
yoksa sonradan mı uydurulmuş pek çok şey gibi
0
rn
(13.11.11)
1-acı
2-ağrı
3-duygu yoğunluğu
4-histeri krizi
5-hastalık/rahatsızlık
6-biyolojik-fiziksel tepki.

ve 7-bir kadın silahı olarak ağlamak.
0
sormaya geldim
(13.11.11)
ben çok ağlıyorum. gereksiz ve yersiz zamanlarda bile ağlıyorum.
mesela birinin başka birine iyilik yaptığını görünce boğazım düğümleniyor. kavga ederken, tartışırken saniyesine ağlıyorum. geceleri saçma sapan beni üzecek şeyler düşünüp ağlıyorum mesela.
çok gerizekalıca ama oluyor yani.

böyle genel bakınca neden ağladığımı hiç bilmiyorum ama.
0
vakumlu
(13.11.11)
sormaya geldim; bir ifade biçimi yani?
mümkünse madde 7yi biraz göz ardı edebilir miyiz, içinde samimiyet, gerçeklik olanı soruyorum, en çok neden ağlıyorsunuz?
0
🌸rn
(13.11.11)
işin duygusal kısmını düşünürsek kesinlikle. ben çıldırasıya sinir yapınca ağlıyorum. o da hüngür hüngür ağlamak değil tabi, istemsizce akıyor gözümden yaşlar. bazende gerçek bir çaresizliğe şahit olduğumda ağlıyorum (herhangi birisi) ama gerçek bir çaresizlik..
0
sormaya geldim
(13.11.11)
3-5 yıl önce çorum'lu şehit babası bu ipnelere inat ağlamıcam demişti o zaman ağlamıştım.
bir de anıtkabir de panaroma'da baya gözüm dolmuştu.
bir de sinirden ağlamıştım ilkokul hocamdan dayak yediğimde :)
bir de lisede ergenlik-sınav-kız vs den ağlar gibi olmuştum.
not: erkeğim
0
dieselsingle2
(13.11.11)
bu kadar gelişmiş! iletişim yöntemlerine rağmen ifade edemediği ne olabilir ki insanın sanki çok içgüdüselmiş gibi, sanki mi?...
0
🌸rn
(13.11.11)
hem doğuma hem ömlüme ağlamamız?
0
🌸rn
(13.11.11)
biyolojik açıdan:

gözyaşı bezleri ile beynin limbik sistemi arasında nöronal bir bağlantı var. limbik sistem içgüdüleri ve duyguları kontrol ediyor. limbik sistem hipotalamusta bulunuyor ve hipotalamus, otonom sinir sistemini de kontrol edebiliyor. otonom sinir sistemindeki parasempatik sinirler de gözyaşı bezlerini reseptörler aracılığı ile kontrol ediyor. bu reseptörler aktive olduğunda, gözyaşı bezleri de gözyaşı üretmek için uyarılmış oluyor.
0
ermanen
(13.11.11)
ürtiker krizi sonrası (aşırı kaşınma sonrası sinir boşalması) :) bi kriz 30 yaşında adamı ağlattı keşke ağlasam

milli coşku
0
saz@n
(13.11.11)
hırsımı alamadığımdan ağlıyorum. işyerinde konusamazsın evde konusamazsın .. aglarsın hırsından..
0
bordeaux
(13.11.11)
yalnızlığı anladığım zaman ağlarım
0
uykusuz her gece
(13.11.11)
eskiden kendimle ilgili şeylere ağlayamazdım pek, yılda bir falan. aşırı duygu yoğunluğu olduğunda o da. ha bi olay oldu ondan sonra en ufak can sıkıntısında bile gözüm doluyo yerli yersiz, o ayrı. ama karşımda birinin acı çektiğini gördüğümde, hadi onu da geç herhangi biri yalandan ağladığında salya sümük ağlarım, hala daha. üzüntü, acı, öfke gibi duyguların aşırılığında oluyo bende yani.
0
mayaa
(13.11.11)
insan olarak sanırım sadece bize ait bir şey bu ( sanırım diyorum )
ağlamak için bir çok neden buluyoruz ama en temelde ne için ağlıyoruz, genel bir çaresizlik hali sanırım bizi ağlamaya iten?
0
🌸rn
(13.11.11)
@uykusuz her gece +1
0
semson
(13.11.11)
Sinir-hırs-stres-duygu boşalması.
0
roket adam
(13.11.11)
ağlamak sanırım taşkın bir ruh durumunun sonunda ortaya çıkan boşalma hali. demem o ki her taşkın duygudurumu, ağlamakla neticelenebilir. bu bağlamda kimilerinin hiç ağlayamaması, uç noktalarda duygudurum sürecine girmemesi ile ilişkili olabilir. künt bir kişilik yapısı ile ağlayamazsınız. benzer şekilde zeka azlığı durumunda, algılayış bozulacağından, kişi kavrayamaz, duygudurumunda değişiklik olmaz ve ağlayamaz da.
0
chainreaction
(13.11.11)
@ cigerdelen: "adem olan anlar" diyil , arif olan anlar. arif ise " herkesin anlayacağı kadar açık söylenmeyen bir sözün gerçek anlamını kavrayanlar için söylenen bir söz."
0
tedirginlik hucresi
(13.11.11)
beni duygusal anlamda tetikleyen her şeye ağlarım. hani hepsi ağlamak değil tabi, yani gözüm dolar, bikaç damla düşer, ağlamak sayılırsa bunlar, hemen hemen hergün ağlıyorum demek ki :)
0
pinking of you
(13.11.11)
salak sulak ask seyleri disinda agladigimi hatirlamiyorum. su soru/yanit da ilgili gozukuyor:

skeptics.stackexchange.com
0
comptrol
(14.11.11)
(8)

şahıs şirketi kurmak ne kadara patlar ?

delidir yakalayin
sıfırdan kurduğumuzda ne kadar masraf çıkar ? . tabi aylık ortalama ne kadar vermemiz lazım (muhasebeci vs.) bir de muhasebeci tutmak kanuni bir zorunlulukmu ? kendi hesabımı tutsam olmuyormu ?
sıfırdan kurduğumuzda ne kadar masraf çıkar ? . tabi aylık ortalama ne kadar vermemiz lazım (muhasebeci vs.) bir de muhasebeci tutmak kanuni bir zorunlulukmu ? kendi hesabımı tutsam olmuyormu ?
0
delidir yakalayin
(13.11.11)
cok pahalı değil sanırım sahıs şirketi ama muhasebeci tutmak zorundasın defterin falan oluyo.
0
rurouni
(13.11.11)
şahıs ortaklığı diyil, tek şahıs firması olacak herhalde? kuruluş için pek fazla masraf olmaz. beyanname imzalatma hadlerini aşmadığınız sürece kendiniz defter tutup beyanname verebilirsiniz. ancak hatalar veya gecikmeler pahalıya patlayabilir.

aylık masraflarınız gelirinize bağlı olarak değişir, gelire göre KDV ve gelir vergisi ödersiniz. ancak gelir elde etmeseniz de, işçi çalıştırmamanız halinde (kiranız, aidatınız, faturalarınız dışında) masraflarınız:

1) KDV beyannameleri için her ay (20 lira civarı), geçici gelir beyannameleri için üç ayda bir (30 küsur lira) damga vergisi ödersiniz.

2) işyeriniz kira ise, stopaj ödersiniz. ödenen net kira 1.000 lira ise, aylık 250 liradan üç ayda 750 lira eder stopaj.

3) muhasebeci/mali müşavir tarafından kesilen makbuzdaki rakam üzerinden de stopaj ödersiniz. bu da ödeyeceğiniz rakama göre değişecektir.

stopajlarla ilgili de üç ayda bir beyanname verirsiniz, bu stopaj rakamlarına da 20 lira civarı damga vergisi eklenir.

ek: beyanname imzalatma hadleri her yıl belirlenen tutarlardır ve kazancınızın belirlenen tutarı aşması halinde mali müşavire beyanname imzalatmanız gerekir.
0
tedirginlik hucresi
(13.11.11)
tedirginlik hücresi güzel açıklamış. stopaj kısmı dalgınlığına gelmiş. yüzde 20'sini ödersiniz. 1000*0.20 =200 lira'dan 600 lira çıkar.

ayrıca en ağır olacak yük bağ-kur(eski adıyla bağ-kur) primleriniz olacak. o afedersin kol gibi düzenli olarak giriyor. +th'nin saydıklarından başka birde yıllık beyannamen var. onuda unutmamalı. tekrar hatırlatma; @th sana kuruş kazanmadan yapacağın masrafları söylemiş bu arada. saydıkları ve benim eklediklerim fix giderlerin.

kuruluş masraflarında faaliyetine ve bağlı bulunman gereken odalara göre değişir. sen yapacağın işi söylersen daha net bi rakam çıkartırız. ama en aşağı bi 250-300 kağıt tutar yinede(bunlara açacağın dükkanın elektrik+su+doğalgaz+telefon+internet vb. bağlatma/üstüne alma masraflarını dahil etmiyorum vereceğin depozitoyu ve vergi dairesine ödeyeceğin kira kontrat masrafınıda). Bunun dışında perakende satışı yapacaksan yazar kasa masrafın doğacak (yazar kasanın kendisi + ruhsatı). bunları bize sorduğuna göre küçük bir iş ile başlayacağını düşündüğümden mali müşavirlede 100-150 civarına anlaşabileceğini düşünüyorum.

birde unutma, açılışını yaptıktan sonra 2.gün kapanışını versen bile 1 yıl beyannameler peşini bırakmıyor.
0
sormaya geldim
(13.11.11)
@ sormaya geldim: sanırım siz net kiranın %20'sini hesaplamışsınız. ben 1.000 net kira üzerinden bilgi verdim, bunu da belirttim. stopaj, brüt tutarın %20'sidir ve net 1.000 kiranın brütü 1.250'dir, 1.250'nin de %20'si de 250'dir. [brüt hesabı "net/%80"'dir. 1.000 net ödeniyorsa brütü 1.250'dir ve %20'si de 250'dir.]
0
tedirginlik hucresi
(13.11.11)
@tedirginlik hücresi.

evet net ibaresi benim gözümden kaçmış. pardon.
0
sormaya geldim
(13.11.11)
@tedirginlik hucresi

sahis ortakligi kurulmak istenirse bahsettiginiz adimlarda ne gibi degisiklikler olur? iki ortak harici isci calistirilmayacak

@sormaya geldim

odenmesi gereken minimum stopaj bedeli gibi bir sey var mi? yoksa tapusu babamizin uzerine olan bir evin odasini kendimize kiralanmis gibi gostersek ve kira bedelini de 50 tl gostersek daha az stopaj odeyebiliriz miyiz?
0
no christ requiress
(13.11.11)
@no christ,

stopaj diğer adıyla kesinti demek. stopajı muhtasar beyannameniz ile 3 aylık veya aylık beyanname ile çalıştırdığınız işçinizin gelir vergisini, muhasebecinize ödediğiniz ücretin gelir vergisini, kiraladığınız yerin ev sahibine ait olan gelir vergisini (pratikte bu kadarı sizin işinizi görür) ve benzerlerini ödersiniz. Dikkat ettiyseniz ödediğiniz vergi size ait olan bir vergi değil. İşçinin, muhasebecinin, dükkan sahibinin ödemesi gereken vergisini siz ödüyorsunuz. Bu yüzden "kaynakta kesilen vergiler" olarakta geçer. Yani para sahibine ulaşmadan vergisi kazandıran tarafından ödenir. Bir nevi devletin kazanç elde edene güvenmemesi ve alacağını garanti altına alması diyebiliriz. Hiç stopaj çıkmaması mümkün, ama devlete verilen her beyannamenin bir damga vergisi beyanname parası vardır. Ondan kaçmak mümkün değil. Hatırlamıyorum, herhalde 30 küsur lira tutuyordur. Dediğiniz gibi evin bir kısmını işyeriniz gibi göstereblirsiniz. Ama onlarında uyulması gereken şartları var. Yine oraya evin odasına vergi memuru gelip yoklamasını tutuyor mesela.. Vergi levhanızı alıp odanıza asmanızda gerekiyor.. Böyle bir durumda kullanacağınız odanın ofis tarzında döşenmiş olmaması sıkıntı yaratıyor. Yani vergi memurunun yoklamanı tutmaması durumu olabilir. Evin bir kısmının ofis haline getirilmesi durumunda evin elektrik, su, doğalgaz, vb giderlerin bir kısmıda işletme tarafından gider gösterilebiliyor hatta. Ama açıkçası tam merak ettiğiniz gibi ev kirasını 50 lira gösterip sıyırabilir miyiz bu işten? kısmına birşey söyleyemeceğim. O durum biraz karışık. şimdi internetten okumayada üşendim açıkçası :) @Th biliyorsa ekler muhtemelen.
0
sormaya geldim
(13.11.11)
evet yıllık gelir vergisi beyannamesini unutmuşum, yıllık gelirinizin vergisini geçici beyanname ile üç ayda bir ödersiniz, ancak dönem sonunda yıllık kazancınızın toplamına göre (geçici vergi dönemlerinde kârınızın %15'i oranda ödediğiniz vergiden başka) örneğin %20'lik vergi dilimine giriyorsanız aradaki farkı da ödersiniz, eğer varsa demirbaşların amortismanları ve yıllık beyannamede indirilecek giderleri indirirsiniz.

verilecek beyannamelerde ve muhasebe vb. giderlerde değil de, kuruluş aşamasında bir fark var: ortağınızla sözleşme yaparsınız, yazılı olması şart değildir ancak tercih sebebidir, çünkü ispatı kolaydır. sermaye alt sınırı yoktur. borçlardan doğrudan sorumlu olur her iki ortak da.

kira meselesine gelince;

bir yakınım hukuk bürosunda "bir odasınının bir kısmını" meslektaşına 100 liraya kiraladı, gerçekte kira almadı ama o tutar üzerinden stopajı ödendi. büroda sonradan açılış yapıp odanın kiracısı olan arkadaşa vergi dairesi açılış yoklamasında ve sonrasında sorun çıkarmadı. 150 lira net kira gösterseniz ayda 37,5 lira stopajı olur bu arada.
0
tedirginlik hucresi
(13.11.11)
(15)

insanları yiyeceğe benzetiyorum

isimsiz uye
arkadaşlar böyle bir sorunu olan var mı?kimi insanı çorbaya, kimisini makarnaya, kimisini pilava, kimisini kahveye, kimisini elmaya benzetiyorum benzetmediğim tek bir yiyecek bile gelmiyor aklıma. ama sadece insanın görüntüsü değil duruşu, ses tonu vs bunlar da etken oluyor.bir de sadece insanlar de
arkadaşlar böyle bir sorunu olan var mı?

kimi insanı çorbaya, kimisini makarnaya, kimisini pilava, kimisini kahveye, kimisini elmaya benzetiyorum benzetmediğim tek bir yiyecek bile gelmiyor aklıma. ama sadece insanın görüntüsü değil duruşu, ses tonu vs bunlar da etken oluyor.

bir de sadece insanlar değil; sesler, bulunduğum yerin atmosferi vs bazen kafamda bir yemek çağrışımı yapabiliyor. örneğin gece karanlık bir havada topuklu ayakkabı giymiş bir kadının merdivenlerden çıkarken çıkardığı ses bende çikolatayı çağrıştıyor. umarım anlatabilmişimdir.

not: şu ana kadar değer verdiğim her şey üzerine yemin ederim ki dalga geçmiyorum. ayrıca tek bir cümlem bile yalansa onun bunun çocuğu olayım hacılar. ciddi cevap veren çıkarsa sevinirim ama dalga geçecekleri de anlayışla karşılarım.
0
isimsiz uye
(12.11.11)
ben de arabaları ile sahipleri arasında benzerlik arıyorum. olur öyle şeyler takma kafaya yani. mesela bizim bir biyoloji hocası vardı lisede, aynı renault megane vallahi. (dalga geçmiyorum)
0
jamiro
(12.11.11)
bence sorun yok. siz çok rahatsız oluyorsanız başka... ilginç geldi bana. edebî bir yan da bulacağım bana kalsa ve ben de dalga geçmiyorum.
0
tedirginlik hucresi
(12.11.11)
buna benzer bir şey bende de seslerin çağrıştırdığında olabiliyor, bunun gibi duyu aktarımlarının bir adı var, hatırlamaya çalışıyorum bulunca ekleyeceğim.
0
kahin ahtapot paul
(12.11.11)
@cigerdelen: dalga geçmeyin demiyorum ki? ben bile gülerek yazdım hatta bunu. rahatsızlık duymuyorum sadece böyle bir durum yaşayan başka insanlar da var mı onu merak ediyorum
0
🌸isimsiz uye
(12.11.11)
sinestezi diyolar.
0
kediebesi
(12.11.11)
dakikalardır "sinestezi" kelimesini hatırlamaya çalışıyordum. duyuru açıp soracaktım "adı neydi şunun" diye nerdeyse. sağol kediebesi.
@isimsiz uye, evet, sinesteziye benziyor anlattığın.
0
dento
(12.11.11)
sinesteziksin
0
tatarcik
(12.11.11)
oh be, teşekkürler kediebesi bir türlü hatırlayamamıştım, (bkz: sinestezi)
0
kahin ahtapot paul
(12.11.11)
bence sorun yok. ben kokusunu aldığım her şeyin tadını alabiliyorum. parfüm, deterjan, sabun, yeni araba kokusu...her şeyin. asıl ben napayım?
0
yvonne
(12.11.11)
@yvonne: tuvalete yaklaşma yeter hacı :p şaka bi yana ben de nadir de olsa yaşıyorum ondan bazen sabunda mesela.
@kediebesi: teşekkürler
0
🌸isimsiz uye
(12.11.11)
koku ile tat hadisesi çok normal. çünkü aslında burnumuzu tat anlamada kullanıyoruz. burnunu kapa bişi ye tadını alamazsın. deneyi var.
0
kediebesi
(12.11.11)
bence sinestetik olan yvonne. kokunun tadını alıyor. kimileri renklerin kokusu, kimileri şekillerin rengini alıyor. tabii patates ve soğanı koklamadan yediğimizde tat farkı olmayacağı söyleniyor, belki onunki de sinestezi diyildir.

ama sizinki duyular arası aktarım diyil bence, çağrışım ve benzetme.
0
tedirginlik hucresi
(12.11.11)
charlie chaplin the gold rush filminde var abi bu izle ama o bildiğin acıkıyor
0
kutsal bilgi kazani
(12.11.11)
@kutsal bilgi kazani: başlıktaki 8. entry'e baktım da eğer onun gibi bir olaysa yok hacı alakam yok onunla. bende sadece çağrışım yapıyor benzetme bile değil aslında. filmdeki herif resmen tavuk olarak ayakkabı olarak falan görüyormuş yani tamamen farklıyım ^^
0
🌸isimsiz uye
(12.11.11)
hım belki reklamlardan etkileniyosun, beyninde çağrışıma yol açıyor, orada gördüğün insanlar ortamlar filan.
0
kediebesi
(12.11.11)
(23)

bir gün...

duruoz
nasıl geçti gününüz,bugün neler yaptınız kendinizi tatmin eden, mutlu olduğunuz bir günmüydü, yoksa boşa geçen bir gün daha mı oldu ?
nasıl geçti gününüz,

bugün neler yaptınız kendinizi tatmin eden, mutlu olduğunuz bir günmüydü, yoksa boşa geçen bir gün daha mı oldu ?
0
duruoz
(12.11.11)
ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketlerle dolu bir gündü. sonra maçı izledim. şimdi yine başa döndüm. ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketler vol 898593.
0
orange coffee
(12.11.11)
vallaha bayılıyorum bu sorulara. bunlar da olmasa nasıl olduğumuzu soran yok.

4e kadar mutluydum sonra mutsuz oldum hacı. birazdan ders çalışmamak için dizi izleyeceğim o da sarmazsa battlefield 3 kurup oynıcam.
0
cro magnon
(12.11.11)
okulun internet ağından mp3 çektim.
0
yagmursuyunacorba
(12.11.11)
annecıgımın dogum gunuydu:) vee coook güzel bi gundu:)
0
cmr_sa
(12.11.11)
işteydim hala işteyim. sıkıldım lan. pinpon falan oynadık arkadaşla az önce kesmedi.
0
pisekar v2
(12.11.11)
pc başında geçti ama ingilizce çalıştım 2 saat kadar dvd'den şimdi de big bang theory adlı dizinin yeni bölümünü izlicem.senin nasıl geçti ?
0
semson
(12.11.11)
kimse kendi için bir şey yapmıyor mu sevgili ile yağmur altında elele dolaşmak, arkadaşlarla sinemaya gitmek, ne bilim şahane bir kebapçı için şehri bir baştan bir başa katetmek filan hiç değilse evde oturup kitap okumak...

battlefield 3 iyiymiş :) oyun oynamam lakin güzel bir fikirmiş :)

hastayım ateşim var yataktan çıkamadım butun gun simdi gozumu actim.
0
🌸duruoz
(12.11.11)
kusup uyumakla ve bişiler yemeye çalışarak geçti. arada eğlenceli şeyler de oldu tabi. 111111 günü
0
kediebesi
(12.11.11)
isten erken ciktim mac icin, bira aldim, arkadas su bu falan evde oturduk, ben ana avrat küfrederek maci izledim, sonra millet dagildi, simdi öylesine iciyorum.
0
keseci
(12.11.11)
Oldukça sıkıcı bir gündü, tıpki diğerleri gibi. KPSS'ye hazırlanan biri olarak sadece bir tanecik tarih testi çözdüm. Hem mutfaktaki musluk, hem de şofben bozuldu, tesisatçı çağırdım (11.11.11'in uğuru herhalde) Yarın da bunlarla uğraşmaya devam edicem maalesef. Hem tv hem de bilgisayar sabahtan beri açık ve bana eşlik ediyorlar. Falan filan...
0
a day at the races
(12.11.11)
kötü. ilk aşkım bendeki masumiyetini kaybetti öküzlüğüyle. bi de van'dan ölüm haberleri gelmeye devam ediyor. bayağı kötü.
0
bradshaw
(12.11.11)
tekirdağa gidip geldim 250km yola tekabül, fizik tedaviye gittim, ticaret baabında satışlar yaptım.bla.bla.bla
0
clever
(12.11.11)
1,5 yıldır beni peşinden koşturan hatun yine zorla da olsa oturtu karşısına beni ve etkileyip etkileyip gitti.
0
mtrsykl
(12.11.11)
bak naptım hemen anlatayım;
kahvaltı, okul, ev, yemek, annemin doğum gününü kutladık, bilgisayara oturdum az sonra yatıcam, yani sonuç olarak boşa geçen bir gün daha...
0
powerpufgirl
(12.11.11)
yağmura yakalandım ve soğuk içime işledi resmen.soğuktan donduğum bi gün oldu.
0
benceböyle
(12.11.11)
akşama kadar hayatımın en güzel günlerinden biriydi. akşam çok kötü oldu. hatta buraya bile dert yandım az önce. vaktin varsa buyur sen de bir yorum yap (git: 326060)
0
gizli saklı
(12.11.11)
dün akşam üşüttüğümden bütün gün yataktaydım istirhat ettim dizi izledim ekşiyi okudum ve türkiye maçını izledim. çok boşa geçen bi gündü.
0
jedilance
(12.11.11)
valla çok gergin bir gündü, bütün günüm müzik aramakla geçti.
www.eksiduyuru.com aha burda dedim ama dinleyen yok.
(bkz: kimlanbu) olmasa tın yani. sonra da "nasıl olduğumuzu soran yok" oluyor. sorar mıyım? SORMAM!
bak hala gerginim dikkat edersen büyük harflerle yazdım. o derece yani
bu arada sen nasılsın?
0
vakumlu
(12.11.11)
yarım gün çalıştım, güzel bir akşam yemeği yedim, çayımı, kahvemi içtim, merak ettiğim bir konuyu araştırıp bir-iki yazı okudum, işle ilgili bir metin kontrol ettim, e-postalara baktım, duyuruya bakıp daha önce dinlemediğim bazı şarkıcıları dinliyorum.
0
tedirginlik hucresi
(12.11.11)
Yıllık izinde olduğum için, 2000 metre rakımlı bir köyde cumaya gittim, yarım metre yağan karda yürüdüm, gün boyu yanan soba için odun kırdım, bir yaşlı amcamızı ziyaret ettim ve tuvaletinin bozulan elektrik düğmesini tamir ettim, akşam maçı izledim, haberlere baktım.
0
mim
(12.11.11)
Salı gününe kadar bitirmem gereken birsürü ödevim var ve daha kalem oynatmadım.Sekiz gündür mal mal dolaşıyorum.NE film izliyorum ne oyun oynuyorum.Bugün yemek yaptım ,çok da güzel oldu :)Eski sevgilimle dışarı çıktık bira içtik.Eğlenceliydi.Çok sıkılıyorum :/
0
Flütist samur
(12.11.11)
@duruoz geçmiş olsun dikkat et kendine hasta olma :)
0
semson
(12.11.11)
sabah aile hekimine gidip kan verdim (saat 9 da aq)
sonra komşu fırın da kahvaltı ettim
sonra işe gitmediğim için maillere fln bakayım diye biraz evde oturdum
ama sonuçta youtube, sözlük ve 9gag takıldım.
cuma namazına gittim.
muhtarılığa gidip ikametgah çıkarttırdım
yapı kredi ye gidip yeni bir banka hesabı açtırdım
mavi jeans e paça boyları yapılması için verdiğim pantolonlarımı almaya gittim ama hazır değilmiş, geri döndüm
maillerime baktım evde
akşam kız ark. la tartıştım mesaj yoluyla
haberleri seyrettim
moralim bozuldu kuzenlere ve ark lara msj attım napıyosunz diye
kardeşimle ve onun arkadaşlarıyla okey gibi bi oyun oynamaya gittim bir cafeye
maça biraz baktım orda,
dünyanın en kötü hamburgerini yedim ayrıca
ordan sonra nargile içilen bi yere gittik arkadaşlarla orda da uno oynadık. çay içtik
baktım hava bildiğin 0 derece fln, ufo ısıtıcı da kar etmemeye başladı kalktım eve geldim
kız niye mesaj atmadı bu saate kadar diye meraklandım ama yarın sabahtan aramaya karar verdim
beyaz show un sonunu izledim biraz. soner sarıkabadayı yı seviyo muyum yoksa herkes sevdiği için mi seviyorum diye düşündüm. hazal kaya nın gelecek vaadeden bir oyuncu olduğuna kanaat getirdim
şimdi sözlükten ve duyurudan gelen mesajlara bakıyorum
namaz kılıp uyumam lazım burda bunları yazıyorum
çok acıktım birazdan nutella lı pastane sandviçi yiyip su içicem
uyku tutmazsa yeni çıkan oyunların incelemelerini izlemeyi de düşünüyorum.
bir gün bitti

oha lan amma detay verdim..
0
locco
(12.11.11)
(4)

hocayla derdim var

kariliksizkari
sevgili isviçreli bilim adamlarına bir soru yöneltmek istiyorum efenim;ankara da bir üniversitede eğitim bilimlerinden yüksek lisans yapıyorum. bilimsel hazırlığı olan bir program ve bilimsel aratırma yöntemleri diye bir dersim var. dersi anlatan hoca oldukça iyi niyetli bir insan. ancak ne yaazık k
sevgili isviçreli bilim adamlarına bir soru yöneltmek istiyorum efenim;

ankara da bir üniversitede eğitim bilimlerinden yüksek lisans yapıyorum. bilimsel hazırlığı olan bir program ve bilimsel aratırma yöntemleri diye bir dersim var. dersi anlatan hoca oldukça iyi niyetli bir insan. ancak ne yaazık ki derslerde istediğimiz verimi alamıyoruz. şöyle ki kitaptakileri aynen slayta yazmak suretiyle ders işliyor ve kitaptakilerden başka örnek görmedik. bir sürü havada kalan nokta var ve "haydi araştırma yapıyoruz" diye çıkacak dönem sonunda karşımıza muhtemelen -gidiş o yönde-

ne yapmamı önerirsiniz? başka bir üniversitede özel öğrencilik mantıklı mıdır? "bu hocayı kesinlikle bilimsel araştırma anlatırken dinlemelisin" dediğiniz biri var mıdır?

not: okuduğunu anlayabilen biri olsam da işittiklerim daha çok aklımda kalıyor
0
kariliksizkari
(11.11.11)
bilimsel araştırma yöntemleri kitabını okumanız dersi dinlemenizle aynı işe yarar, başka dersler gibi görülecek bir konu diyil.

yukarıda denildiği gibi, bolca (lisansüstü tezler) okumanız ve yazmaya başlamanız en iyi yol.
0
tedirginlik hucresi
(11.11.11)
tek tek şunlara takıl:

www.google.com
0
compadrito
(11.11.11)
ben çok hoca dinledim, bilmeyenler komik duruma düşüyordu, bilenler de kendilerini anlatmakla bitiriyorlardı dersi, o dediğin tipte bi adamın türkiyede varolduğuna da inanmıyorum.
0
mtrsykl
(11.11.11)
Nelerin eksik, havada kaldığını iyice düşünüp hocanızın odasına gidip sorun. İyi niyetliyse onları giderecektir.
0
sourlemonade
(11.11.11)
(3)

'Karnavaldan Romana - Bakhtin' bi buldurun be.

barbarella
Bakhtin'in Karnavaldan Romana adlı kitabını arıyorum, fakat baskısı tükendiği için bulamıyorum. nadirkitap'tan, gittigidiyor'dan da bakındım ikinci eli dahi piyasada yok.şu kitapçıda, bu sahafta bulunabilir diyen var mıdır acaba? ya da en kötü ihtimal "bende var!" diyen biri çıksa mesela, ne şahane
Bakhtin'in Karnavaldan Romana adlı kitabını arıyorum, fakat baskısı tükendiği için bulamıyorum. nadirkitap'tan, gittigidiyor'dan da bakındım ikinci eli dahi piyasada yok.
şu kitapçıda, bu sahafta bulunabilir diyen var mıdır acaba?
ya da en kötü ihtimal "bende var!" diyen biri çıksa mesela, ne şahane olur. fotokopisini falan çektiririz. sonra çay, kahve ne dilerse dilesin.
şehir istanbul bu arada.
0
barbarella
(11.11.11)
zaman zaman "ortadan kaybolan" kitaplar olduğundan "bende var" diyemiyorum, ancak birine verilmemiş veya gezintiye çıkmamışsa haber ederim.

tabii bu arada başkasından bulduysanız haber verin.
0
tedirginlik hucresi
(11.11.11)
yok yahu, nerde. bulamadım henüz.
bekliyorum haberini öyleyse ben. çok sağol.
0
🌸barbarella
(11.11.11)
o zaman uygun zamanı ayarlayalım. yalnız iki sayfası (bir yaprağı) eksik, aklınızda olsun.

randevu için mesaj atabilirsiniz, önümüzdeki hafta herhangi bir gün, beyoğlu/osmanbey civarı olabilir.
0
tedirginlik hucresi
(12.11.11)
(3)

fakirliğin gözü körolsun a.q. 700 liraya metroya yakın ev bulunmaz mı?

sefapezevengi
lan kaç haftadır bakıyorum ilanlara. şişhane - levent arasındaki istasyonlara 10 dakika uzaklıkta ev bulamıyorum. ya kombisi olmuyor, ya kot 16 oluyor, ya banyosu leş gibi. olm neden bu kadar pahalı lan buralar. metronun da ta a.q. kime sorsam metro geldikten sonra kiralar ikiye katlandı diyor. 3 sa
lan kaç haftadır bakıyorum ilanlara. şişhane - levent arasındaki istasyonlara 10 dakika uzaklıkta ev bulamıyorum. ya kombisi olmuyor, ya kot 16 oluyor, ya banyosu leş gibi. olm neden bu kadar pahalı lan buralar. metronun da ta a.q. kime sorsam metro geldikten sonra kiralar ikiye katlandı diyor. 3 saat yol çekiyorum her gün git gel. ya bi buldurun şu evi. sahibinden olursa bulana ya da sahibine rakı sofrası kurulur.
hadi hayırlısı.
0
sefapezevengi
(11.11.11)
hisarüstü denilen gecekondu mahallesinde bile 750'den aşağı ev bulunmazken, sana bol şans diliyorum:)
0
hypervaskulerdondurucu
(11.11.11)
nette fiyatlar şişiktir, birebir ararsanız bulmanız mümkün de 800e daha olası gibi. çeliktepe, gültepe tarzı yerlerde o fiyata bulabilirsiniz ancak o evlerden çok birşey beklemeyiniz...
0
azeroth
(11.11.11)
ikisi de sahibinden, kombili, biri 750, biri 700. bahsedilen semti fazla bilmiyorum, ama metroya yürüyerek on dakikada gidebilirsiniz.

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com
0
tedirginlik hucresi
(11.11.11)
(1)

hukuktan anlayanlara/öğretmenlere bir garip hikaye

art vandaley
öğretmen olan beybabam ilçesinde yeni acılan guzel bir okula basvurmak için sistemden tayini istiyor, yine aynı sistem uzerinden okul muduru tayini onaylıyor. gunler sonra, tayin basvurusunun son gunu ilçe milli eğitimden görev yaptıgı okulu arıyorlar ki cıktı almadıgı icin tayini onaylanmamıstır. b
öğretmen olan beybabam ilçesinde yeni acılan guzel bir okula basvurmak için sistemden tayini istiyor, yine aynı sistem uzerinden okul muduru tayini onaylıyor. gunler sonra, tayin basvurusunun son gunu ilçe milli eğitimden görev yaptıgı okulu arıyorlar ki cıktı almadıgı icin tayini onaylanmamıstır. bitime 3 saat kala falan oluyor bu, tekrar sisteme girip tayin istemek istediğinde ise o okul,bu sefer o tip okullara kadrosu gorunmediği icin kendisine acık gorunmuyor. yani 10gun once gorunen ve hakkı olan okul, tam da bu sıkısık zamanda kadrosu gorunmediği icin acık gorunmuyor. sonrasında konu ile ilgili okula verdiği dilekçeye süresinde cevap gelmiyor, sonra konuyu öğrenmek icin işin peşine dustugunde dilekçenin kayıp oldugunu soyleniyor. girişi gorunuyor ama. simdi bu durumda,
1-cıktı bir guvenlik değil midir, zaten bunların logları gorunuyordur bence cıktı bir zorunluluk değil gibi geliyor bana.
2-bu olayda acık bir ön kapatma var gibi gibi
3-hukuki olarak ne yapılabilir/ne yapılmalı? (sonrasında öğreniyoruz ki malum kaynaklara yakın bir kişi ve kıdemi bizim pederden dusuk olan bir kişi atanıyor)
0
art vandaley
(11.11.11)
meb atama yönetmeliğine bir bakın. 2. maddede haklı olabilirsiniz, ama 1. madde yönetmelikte belirtilmişse, netten başvuru tek başına yeterli olmayabilir.

bunlara göre 3. madde şekillenir.
0
tedirginlik hucresi
(11.11.11)
(11)

aşirettenim, ya sen tatlım?

jack of hearts
tamamen istatistiki veri elde etmek amacıyla soruyorum ancak yine de küçük bir yorum yaparsanız sevinirim.soru şu.. birisi sevgilisiyle günlük bir konuşma içersindeyken "babam beni yurtdışına göndermek istedi ama ben gitmedim, bir sene küs kaldık. biz aşiretiz de.. kan davası yüzünden kuzenimi öldür
tamamen istatistiki veri elde etmek amacıyla soruyorum ancak yine de küçük bir yorum yaparsanız sevinirim.

soru şu.. birisi sevgilisiyle günlük bir konuşma içersindeyken "babam beni yurtdışına göndermek istedi ama ben gitmedim, bir sene küs kaldık. biz aşiretiz de.. kan davası yüzünden kuzenimi öldürdüler, beni de öldüreceğinden korktu herhalde babam." der ise bu kişi hakkında ne düşünürsünüz? (bahsi geçen eleman 19 veya 20 yaşında olmalı bu arada.)

beklediğim örnek cevaplar:
- dediği bence doğru, şu yüzden..
- emin olamadım bak şimdi, şöyle ki..
- amaann atıyor işte gevşek, şu şu şu sebeple..
- ne gereği var ki bundan bahsetmesinin şimdi?

şimdiden teşekkürler.
0
jack of hearts
(10.11.11)
durup dururken niye bundan bahsettiğini düşünürüm. ha bir de acaba bir şey mi ima etmeye çalışıyor, tepkimi mi ölçmeye uğraşıyor derim.
0
in vino veritas
(10.11.11)
Gözümün korkutulmaya çalışıldığını düşünürüm.
0
Mangarozi
(10.11.11)
liseli ergen olduğunu düşünürüm.
0
faaip de oiad
(10.11.11)
(bkz: bipolar kişilik bozukluğu) olduğunu düşünürüm.
0
kakao
(10.11.11)
beklediğim minvalde cevaplar geldi, hehe. eleman hakkında pek art niyetli düşünmüyormuşum demek, vicdanıma su serpildi. :p
0
🌸jack of hearts
(10.11.11)
Yazık derim, ne hallere düşmüş. Aileme şükrederim.
0
karlmarx
(10.11.11)
çiftin ne zamandır tanıştığı önemli gibi geldi. böyle bir mesele cümle içinde neden pat diye söylenir? başka durumlar/olaylar nedeniyle az çok anlatılmış veya bahsedilmiş olması daha makul görünüyor bana. ha 5 günlük bir ilişkiyse, daha da tuhaf. ne gereği var? ayrıca bir mesaj mı vermek isiyor?
0
tedirginlik hucresi
(10.11.11)
5 günlük bir ilişki sayılır. lafın evveliyatı vardır elbet az buçuk. "merhaba, ne içeriz, ben aşirettenim." şeklinde söylememiştir tabii.
0
🌸jack of hearts
(10.11.11)
eleman, sevgilisine aşiret olduklarını bir şekilde anlatmak istiyordur. bu yüzden, başka bi şey anlatıyorken, araya onu sıkıştırıvermiştir. peki neden "biz aşiretiz de" deme gereği duymuştur? ona da bakmak lazım.
0
compadrito
(10.11.11)
"olur öyle" der, ciddiye almam.
0
giga1905
(10.11.11)
kisinin, hele ki sevgilinin kendisinden ve gecmisinden bahsetmesinin neresi garip yahu? hadi tanimadigin biri olsa neyse de..
0
natnan
(10.11.11)
(14)

Ben hayatımda hiç roman okumadım!

ahlakbekcisi
Romanların bana pek bir şey katmayacağını düşündüm. Onun yerine hep tarihle ilgili, siyasi vs. kitaplar okudum. Kafay koydum roman dünyasına bende adım atacağım.Öneriniz nedir? Favoriniz nedir?
Romanların bana pek bir şey katmayacağını düşündüm. Onun yerine hep tarihle ilgili, siyasi vs. kitaplar okudum. Kafay koydum roman dünyasına bende adım atacağım.
Öneriniz nedir? Favoriniz nedir?
0
ahlakbekcisi
(08.11.11)
Benim favori kitabim melekler erkek olur-hamdi koc tur.

Harry potter serisini de surekli okurum, mutlu olmak icin.

Bir de cerez bisey olsun istiyorsan yeni okudum iki kitap soyleyeyim bole gunumuzde gecen kitaplari severim ben.

Beni hatirladin mi? Ve Senden baska yok! Ama bu son yazdigim kisisel gelisim tadinda degil adi yaniltmasin. Hem huzunlu hem eglenceli bir hikaye...

Edit: herangi birini okursan yorumunu beklerim..
0
mahnita
(08.11.11)
hiç mi okumadınız?
bin dokuz yüz seksen dört
suç ve ceza
açlık, knut hamsun
dava, kafka
oblomov
sefiller
don kişot

sadece ilk ikisini okuyun roman okumadığınız yıllara yanacaksınız.
0
eskiyemeftun
(08.11.11)
Camus - Yabancı
Salinger - Çavdar Tarlasında Çocuklar

İkisi de pek keyifli.

George Orwell - 1984 var bir de, okumak öyle çok keyifli değil ama okumak gerek.
0
gogu delen adam
(08.11.11)
madem sana bi şeyler katmasını istiyorsun o zaman çok satanlar yerine edebi değeri olan eserler okumanı tavsiye ederim.

eskiyemeftun ve gogu delen adam +1
0
toshiro
(08.11.11)
roman okumak bir ihtiyaç değildir. bir kişilik meselesidir. ders çalışmak, işe gitmek gibi birşey değil bu. bu yüzden ilk cevaptaki kitap örneklerini yadırgamadım mesela, ama ilk cevapta verilen örnekler ile ikinci cevaptakiler arasında uçurum var.

yani, sorunun abesliğine dikkat çekmeye çalışıyorum burada. "roman dünyasına adım atacağım" demişsin ya. hah işte, o çok geniş ve alakasız bir dünya. fantastik romanından tut da işte rus klasiklerine kadar. hangisini seveceğini biz nereden bilelim?
0
cro magnon
(08.11.11)
@cro magnon Ilk cevaptakileri neden yadirgayasiniz ki? Ben klasikleri de okudum milletin yere goge sigdiramadiklarini da ama nefret ettim cogundan. Evet, populer kultur romanlarini seviyorum, okuyorum. Yani ohhh ugultulu tepeler veya sefilleri okumazsan olmelisin!!! Demedigim icin yadirganmalimiyim? Ki bence roman turune yeni baslaycak birine en agir en edebi olanlari dayamk yerine yumusak bir gecis icin pekala hafif cerezlik bisiler onerilebilir.
0
mahnita
(08.11.11)
yazarlardan gideyim, kitapları siz seçersiniz:

oğuz atay, sabahattin ali, ahmet hamdi tanpınar, hasan ali toptaş, barış bıçakçı; dostoyevski, gogol, faulkner, dickens, flaubert, stendhal, hemingway, joyce.
0
tedirginlik hucresi
(08.11.11)
@mahnita: ben de yadırgamadım dedim zaten. söylediklerine de katılıyorum.
0
cro magnon
(08.11.11)
@mahnita yadırganacak bişey yok tabi de adam "tarihle ilgili, siyasi vs. kitaplar okudum." demiş. yumuşak geçişe falan gerek var mı? bir suç ve ceza hem tarihi hem siyasi hem türk dizileri gibi entrika cinsellik kişilik her boku içeren aşırı gerçekçi bi yapıt. klasiklere klasik diyerek onları küçümsüyoruz, sıkıcıymış gibi gösteriyoruz ama aslında klasik demek çok çok iyi ve bunu dünya nezdinde tescillemiş demek. ben de sizin gibi bestseller/trend kitaplar da okurum, dan brown'ın üç kitabını okudum ama şu an benim için hiçbişey ifade etmiyor. belki da vinci'deki hz.isa teorileri dışında. ama benim yukarda söylediğim kitaplar bana tokat gibi vurmuş, beni duvara çarpmış kitaplar. hele kafka, orwell dünyaya bakışımın çekilmiş fimleri gibi.

@ahlakbekcisi
ekleme yapıyorum:
bilimum ihsan oktay anar külliyatı. çok seveceksin tekrar okuyacaksın baştan
kemal tahir romanları çok güzeldir eski türk filmi lezzetinde
kürk mantolu madonna
amak-ı hayal
nietzsche ağladığında
foucault sarkacı
fareler ve insanlar
0
eskiyemeftun
(08.11.11)
Arkadaslar hep cok guzel kitaplari soylemisler zaten ama, boyle sıkılgan birisiyseniz eğlenceli sürüklemeçli kaptırgaçlı bir şeyle başlamanız tavsiye olunur:
ilki murat menteş, dublörün dilemması
sonra dostoyevski'nin suç ve cezası.
ama ardarda okunacak ve sıra bozulmayacak.
0
huseyin riza
(08.11.11)
tarih seviyorsan hem sürükleyici de olması bakımından,

kemal tahir
umberto eco
0
homo sapiens gotgobekus
(08.11.11)
Agatha Christie yazan olmamış, şaşırdım. Polisiye roman iyidir, zamanın nasıl geçtiğini anlayamazsın.
0
calculus119
(08.11.11)
Bende roman yerine tarih,felsefe,fizik kitapları okuyorum.Mantığım şu ben kitabı vaki geçirmek için okumyorum.E o zaman bir işe yarasın değil mi ?
0
sonhakan
(08.11.11)
kitap sirf "ise yarasin" diye okunmaz ki. yani insan illa da klasikleri okumak zorunda degil "kitap okuyorum" diyebilmek icin. aclik oyunlari iyidir bence, hem surukleyici hem de eglenceli.
0
iste o kavunici balik
(08.11.11)
(8)

sekilli bir restorana gittiniz, sarap menusunue bakiyorsunuz.

modlar bu benim feykim silebilirsiniz
sarap konusunda da az bilgilisiniz. menude uzerinde jenerik markalama dedigimiz hic anlamadiginiz dilden seyler yazan fransiz saraplari var. nasil hissedersiniz kendinizi, ne dusunursunuz? nasil cozersiniz bu isi? garsonlari da saraptan anlayan ve anlamayan olarak 2 ye ayirarak ayrica degerlendirdig
sarap konusunda da az bilgilisiniz. menude uzerinde jenerik markalama dedigimiz hic anlamadiginiz dilden seyler yazan fransiz saraplari var. nasil hissedersiniz kendinizi, ne dusunursunuz? nasil cozersiniz bu isi? garsonlari da saraptan anlayan ve anlamayan olarak 2 ye ayirarak ayrica degerlendirdiginizde nasil bir sonuc cikar ortaya?

soyle bi edit yapayim, belki meramim daha iyi anlasilir;

simdi fransiz saraplarinin uzerinde uzum cesidi yazmaz. sadece yetisitigi tarla yazar, saraptan anlayan kisi o tarla ve civarinda hangi uzumun yetistigini bilir. diger etiketleme turu klasik bildigimiz turdur. uzerinde uzun cesidi yazar.

1- bu markalama farkliligi pozitif ve ya negatif olarak musteri ve calisani nasil etkiler?
2- restoran muduru bu etkileri minimuma indirmek icin neler yapabilir?
0
modlar bu benim feykim silebilirsiniz
(07.11.11)
bir tane yarra yering söylerim. gerisi gelir zaten.
0
Sabac
(07.11.11)
ben kasmam. ortaya söylerim 'ben şaraptan anlamam diye'. tabii bunu söylerken utana skıla söylemeyeceksin. gülerek,tebessüm ederek söyleyeceksin. bu garip birşey değil. sana eşlik edenin/edenlerin tercih ettiği şaraptan istediğini söylersin.

ama yok böyle olmaz diyorsan o zaman bilemeyeceğim. farklı görünmek istiyorsan. ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol. ya da öl.
0
mahone
(07.11.11)
ne istediğinize bağlı olarak bi sipariş verebilirsiniz mesela beyaz, kırmızı, roze, dömisek, ne yiyeceksiniz yanında, şişe mi kadeh mi alacaksınız.. mesela dersin hafif içimli bir beyaz şarap ne önerirsiniz veya hafif meyva tatlı bir kırmızı ne olur diye. eğer o kadar kallavi bi restoransa zaten önce sana tattırıp onayını alınca servis etmesi gerek. bunu beğenmedim başka deniycem diyebilirsin.
çok havalı takılmak istiyosan, cebine de güveniyosan güzel bir kırmızı veya beyaz dersin, ne getirirlerse içersin.
0
kediebesi
(07.11.11)
bi tane söylerim açar getirir çok hafif dudaklarımı ıslatacak kadar tadarım 4-5 saniye beklerim önce peçete ile ağzımı silip lütfen derim diğer insanlara da tattırabilirsin
0
saz@n
(07.11.11)
üzüm isimlerini öğren. paran olduğu dönemde git kendine 3-5 tane şarap al farklı üzüm kombinasyonlarından. sevdiğin üzümü seç. öyle bir ortama girdiğinde ne istediğini biliyor olursun. böylelikle sipariş verirken markadan önce üzüme odaklanırsın, hem daha doğru hem daha karizmatik öyle ortamlarda.
0
dambil
(07.11.11)
1) şaraptan anlamayan müşteri için üzüm veya yetişme yeri şeklindeki markalamanın etkisi olmayacaktır zaten.

2) restoran müdürü, şaraptan anlamayan müşteriyi yönlendirmeye yetecek asgari bilgiyi garsona vermelidir diye düşünüyorum. garson anlıyorsa zaten müşteriyi yönlendirecek.

şaraptan anlamayan müşteri, garsondan da yeterli bilgi alamazsa ya rastgele bir şarap seçer veya başka içkiye yönelir, diye tahmin ediyorum. bunu engellemek de müdürün işi. 2. madde yani.
0
tedirginlik hucresi
(07.11.11)
bir grup yemeginde gittigimiz orta halli restoranda, grupta saraptan anlayan insan ne tur saraplariniz var diyince garson "red or white" dedi alnindan opesim geldi kendisini. sanirim mekanla cok alakali bu bahsettiginiz tercihler. bu da boyle bir animdi.
0
raist
(07.11.11)
(1)

metroraji (ara kanama)

bosver nicki
şimdi kız arkadaşımda sanırım bu durum baş göstermiş. kendisi de internette biraz araştırma yapınca çok endişelenmiş. bu konuda bilgi sahibi olan birileri var mı acaba, hemen yarın doktora mı gitmeli yoksa bayram bitsin diye beklesek bir sıkıntı olur mu? ayrıca hemen kötüye yormak çok akıllıca bir d
şimdi kız arkadaşımda sanırım bu durum baş göstermiş. kendisi de internette biraz araştırma yapınca çok endişelenmiş. bu konuda bilgi sahibi olan birileri var mı acaba, hemen yarın doktora mı gitmeli yoksa bayram bitsin diye beklesek bir sıkıntı olur mu? ayrıca hemen kötüye yormak çok akıllıca bir davranış olmaz sanırım ya da endişelerinde haklı mı kız arkadaşım?
0
bosver nicki
(07.11.11)
stresten, hormonal nedenlerden, yumurtlama dönemi olmasından, enfeksiyondan, kimi ilaçlardan veya tiroidden de olabilecek bir şey. neden en kötü ihtimal düşünülsün ki? hekim diyilim, ama üç gün beklemenin öldürücü olacağını sanmıyorum.

geçmiş olsun.
0
tedirginlik hucresi
(07.11.11)
(9)

Bir garip dert.Bir garip ikilem.Bir garip saçmalık.Bir garip şaşkınlık.SOS!

dergus
Arkadaşlar son sınıf tarih öğrencisiyim. İstanbul'da, özel bir üniversitede burslu olarak... Gramer çok düzgün olmasa da hızlı bir şekilde ingilizce konuşabiliyorum vs, vs, vs. Toplamda 3 dersim kaldı. Yani haftada 2 gün okulum var. O da hesapta bu dönem bitecek. Gelelim derdimize...Uzun zamandır iş
Arkadaşlar son sınıf tarih öğrencisiyim. İstanbul'da, özel bir üniversitede burslu olarak... Gramer çok düzgün olmasa da hızlı bir şekilde ingilizce konuşabiliyorum vs, vs, vs. Toplamda 3 dersim kaldı. Yani haftada 2 gün okulum var. O da hesapta bu dönem bitecek. Gelelim derdimize...

Uzun zamandır iş arıyordum. 2500(2000'i bankalara) tl borcum vardı ki, babasından harçlık alamayan bir öğrenci için fazlasıyla yüksek bir borçtu bu. Bu borçlanma süreci de şöyle olmuştu, kendi kendimi geçindirmek zorunda olan bir öğrenci olduğum için, binbir tane iş denemiştim. Bit pazarından ıvır, zıvır toplayıp gittigidiyor.com'da satmak, İranlılara Türkiye'yi gezdirmek, Korsan taksi şoförlüğü, hatta araba alıp satmak. Velhasılı yok gittidiyor.com açıkarttırmayı kapattı, yok en son aldığım araba kazalı çıktı, elimde patladı derken bu borç oluştu işte.

Herneyse dedim bende her insan gibi patronlu bir işte çalışayım. Gelirim düzenli olsun. Asgari ücretli garsonlukların hiçbiri içime sinmedi, en sonunda bir bowling salonunda resepsiyonist ol dediler, günde 12 saat 6 gün çalışmaya 800 tl maaş'ı duyunca oradan da kaçtım. Öyle böyle derken, çok alakasız yerden çok saçma bir iş buldum. Ve derdimiz, sizle paylaşmak istediğim de bu iş zaten.

Arkadaşlar, adını vermeyeceğim bir holding varisinin yanında kedi besliyorum. İş bu! Kendisi Türkiye'nin sayılı zenginlerinden. Şimdi kulağınıza çok sevimli geldi ama işin aslı öyle değil. Haftanın 4 günü, (pazar ve 2 gün okulum olan günler hariç) sabah 07:00'den, gece 23:00'e kadar, İstanbul'un çeşitli yerlerinde kedi besliyoruz. Kulağınıza hala sevimli geliyor olabilir. Ama öyle değil. Bu kişi, bu saatlerin tamamında başımızda duruyor ve askeri disiplin, askeri nizam istiyor. Mamaları verme şekli, kedilere yaklaşma biçimi, kedilerin tedavisi, boklarının bilmemneleri, otomobilin nasıl sürüleceği vs, kaybolan kedileri aramak(milletin evinin bahçesine falan girmemiz emredilerek) derken akşama kadar hayatınızda duymayacağınız hakaretleri işitiyorsunuz. Bu hakaretler küfüre varmasa da, genelde özgüven kırıcı çok ağır hakaretler. Şimdi diyeceksiniz ki, e kardeşim böyle bir insanın yanında neden duruyorsun? Duruyorum, çünkü 4 gün çalışmama rağmen ayda 3600 tl maaş veriyor. Ve bunu gündelik olarak, her gittiğim gün masraflarım hariç 200 tl olarak veriyor. Yani öğretmen olmak için formasyon, akademisyen olmak için binbirtürlü yüksek lisans vb'den geçmesi gereken -ben potansiyel işsiz- için korkunç bir para. Hatta beraber çalıştığımız ve kendisini biraz daha sevdirmiş arkadaşlar bu 3600'ün üstüne birde aylık 2000 tl maaş ve 2000 tl'lik sigorta alıyorlar. Yani 5600 tl maaş+2000 tl'lik sigorta+yemek+yol)...

Anlayacağınız gelir bizim şartlarımızdakiler için müthiş. Ama ruhum yıpranıyor arkadaşlar, gururum eziliyor. Kişiliğim eksiliyor günden güne... Yani hayat bu olmamalı, psikolojim bozuldu. İnsan dediğin günde 8 saat çalışmalı falan, ne bileyim. Okul, iş, ıvır zıvır derken -hayata- harcayacak vaktim kalmadı. Evet işe başlayalı daha 2 haftayı yeni geçmesine rağmen borçlarımı vs, erittim. Emektar 85 model aracımı bir 10 yaş gençleştirmeyi, hatta bir honda cbr 125 motor almayı falan düşünebilecek kadar bitim kanlandı bir anda ama? Aması çok uzun işte... Aşırı mutsuzum. Ve bir çıkar yol arıyorum?

Desem ki, sikerim parasını pulunu; borcumu sıfırladıktan sonra çekip gitsem? Sonra yine uzun bir işsizlik periyoduyla tekrar bunalıma girer ve bu altın yumurtlayan kapıyı da kapattığım için pişman olur muyum ki?

Ya da, bir 15000-20000 tl biriktirsem burada bir süre kalarak; bu parayla insan gibi yaşayabileceğim ve yaparken de zevk alabileceğim bir iş kurabilir miyim ki? Ne bileyim, Beyoğlu'nda, Kadıköy'de plak, kitap, retro kültüre dair ıvır zıvır satan bir dükkan vb.. gibi... Ya dükkan tutmazsa? Ya yine buradan çıktığım için mutsuz olursam?

Kısacası bana bir şeyler söyleyin, lütfen! Bu saatten sonra 1500 tl gelir falan da kesmeyecek gibi. Yine aklımın ucunda hep öğretmenlik var, formasyonu vs, alana kadar, kpss'yi kazanana kadar dişimi sıksam desem; bu kişinin yanındayken ders çalışamıyorum ki! Tezi bile yazamıyorum, kaldı ki Ales'e, Kpss'ye girilecek...

Tavsiyelerinizi dinliyorum. Karışık oldu biraz kusura bakmayın.
0
dergus
(03.11.11)
kesinlikle sabretmelisin. sabret abi, biriktir paranı, öğretmen olup gerizekalı velilerle, müdürle, hiyerarşi ile baş edeceğine, sinsi ol, hain ol gerekirse ama sömür o pezevengi.

çok net söylüyorum, bulmuşsun bir hazine, bitene kadar sömür.

kutsalına küfür etmediği, kalıcı yaralar açmadığı sürece sabret. birikim yap, yatırım yap. son sınıf öğrencisi isen en fazla 24 yaşındasın. 2 sene sadece bu salak patronla çalışsan kazanacağın parayı düşünsene bir?

çok fazla fırsatın olacak daha, belki plak dükkanı belki bir cafe açacaksın arkadaşlarınla. ana mesele ne olacak? sermaye.

para biriktir. :)
0
good room beautiful
(03.11.11)
duyduğum en ilginç işlerden biri.
tarih aşina olduğum bir bölüm değil ama sanırım hiç bir işte 4 günde 3.600 alamazsın. öğretmenler ek derssiz 1.700le filan başlıyorlar araştırma görevlisi olursan da o civar alırsın ve tez hocan da sana pekala zengin patronun hissettirdiklerini hissettirebilir.
şimdi çıkarsan pişman olursun ama ne kadar süre daha çalışıp ne kadar biriktirir de öyle çıkarsan olmazsın?? bundan emin değilim. sınav takvimi yap kendine hangi sınava girecen ne kadar süren var ne çalışacan? belki yardımcı olur.
0
niye ama
(03.11.11)
O kadar açık anlatmışsınız ki, kendimi sizin yerinize koymak ve o şekilde düşünmek pek de zor olmadı. Kısa keseceğim, çalışmaya devam edin ama alışmamaya da gayret edin. Yarın öbür gün borçlarınız tamamen bittiğinde, periyodik olarak mecburen ödeme yapmanız gereken yerler olmadığından aldığınız maaş size çok gözükecek, bu da haliyle satın alım şeklinizi değiştirecektir. Alışverişten bahsediyorum, ihtiyacınız olan her şeyin üstüne ihtiyacınız olmayanları da, "ihtiyacımı karşılasın, yeter" dediklerinizden kopup en iyi/pahalı/markalıları da satın almaya başlayacaksınız. Geliriniz giderinizle eşitlenecek, kısacası rahatlığa gönül vereceksiniz. Eğer bir aksilik olur da, tam bu dediklerimin üstüne işsiz kalırsanız attan inip eşeğe binmiş gibi olur, çok büyük bir boşluğa düşersiniz. Lütfen dikkatli olun ve borçlarınız tamamen bitip ihtiyacınız olan şeyleri de edindiğinizde, akıl/ruh sağlığınız için yeni bir iş arayışına başlayın. Karakterinizde ciddi hasarlar bırakmaması ve sizi aşırı düşünceli, hayattan tat almaz bir şahıs haline sokmaması da temennimiz olsun, kolaylıklar diliyorum.
0
cok sey hakkinda az sey bilen adam
(03.11.11)
kesinlikle bırakma bence. birikim yap. sonra bırakırsan bırak ama şu an aslaa.
0
Angelismeee
(03.11.11)
sizi anlıyorum ancak ne yazık ki türkiye şartlarında bulacağınız başka bir işin sadece ya maaşı daha az olur ya da çalışma şartları daha kötü olur. Yani aynı şartlarda daha iyi tavır gördüğünüz bir yere bu maaşla asla giremezsiniz, bu maaşa yakın işe girdiğiniz bir yerde ise haftada 4 gün çalışamazsınız, fazla mesaiye kalırsınız, ve belki de yöneticiniz daha kaba davranan biri çıkar.

bence toyluk yapmayın. iş dünyası karşılıklı çıkarlara dayanır. yanında çalıştığınız adam size kötü davranıyor ve sömürüyorsa, siz de bir süre onun yanında çalışmaya tahammül edip para biriktirip kendi hayatınıza yatırım yapın. sonuçta bahsettiğiniz aylık rakam öğretmen olsanız alacağınızın 3 katı.

bir zaman limiti koyun, 1 sene çalışacağım ve xxx miktar para biriktireceğim diye. iş hayatında en azından kendinize nasıl davranılmasını istemediğinizi gördünüz. e girişimci bir kişiliğiniz de var yazdıklarınıza göre. biriktirdiğiniz parayla da kendinize iş kurun. batar mı diye düşünmek de baştan sakat zaten, bakın sokaklar yıllardır açık dükkan kaynıyor, çalışana her daim ekmek mevcut.
0
sayinseyirciler
(03.11.11)
Her işte sıkıntı yaratan,insan ruhunu ve gururunu ezen yanlar vardır. Kendi işinizi yapmıyorsanız çalışacağınız her işte benzer durumlarla karşılaşacaksınız yani her zaman beterin beteri vardır.Burda en azından emeğinizin ve vaktinizin karşılığını maddi olarak alabiliyorsunuz.

Bu kişi ile madem bu kadar çok vakit geçiriyorsunuz,yavaş yavaş sohbet ortamı yaratarak eğitiminizden vs. bahsetmeyi deneyin. Yani akıl almak istiyormuş gibi davranın bir samimiyet yaratmaya çalışın.Kendisinden herhangi bir konuda tavsiye isteyin, Ortada belli bir samimiyet ortamı oluşursa tavır ve davranışları eskisi kadar ezici olmayacaktır.

Borçlarınızı ödeyin,yeni borç altına da girmeyin. Bulunduğunuz ortamda olası bir iş imkanınıda gözetin,yani olurda bir kadro boşalır vs. Ortamdaki diğer kişilerle,hizmetkar,garson vs. samimiyet kurun bilgi alın. Bir işten diğerine atlama imkanı yaratacak veya ileride size referans olabilecek imkanları tarayın.

Sabredin,diş sıkın vs. demiyorum çünkü herkesin sabır eşiği aynı değil, sabredemeyeceğiniz anlar gelebilir, kendinizi kontrol etmeyi öğrenmeniz bazı şeylere kendinizi kapatmanız lazım. İleriye yönelik hayalleriniz gayet güzel ama bu ülkede öğretmenlik şartları taşıdığı halde öğretmen olamayan yüzbinlerce insan var bunuda hatırlayın,yani hemen gel çalış diye bir kesinlik yoksa geleceğe fazlaca bel bağlamayın.
0
Oguzhang
(03.11.11)
son zamanlarda duyduğum en enteresan olay...
o değil de bu işi yapasım geldi:)
açık kadro var mı?
4-5 sene kadar önce bu tarz bir patronun yanında çalışıyordum. mesela sabah 5 dakika geç kaldın diyelim.
resmen küfrediyordu adam... ama durduk yere değil. ortada bir hata varsa. hata yapmadığın
zamanlarda gayet kral bir adam idi. zaten belli bir süre sonra hakaretleri çok koymamaya başlamıştı.
alışmıştık artık. bir anlamda takmıyorduk. ve iyi de para veriyordu piyasaya göre.

belki de senin sorunun, çalıştığın kişinin sürekli aksi olması. tabi zor bi durum...
bilmiyorum şu ana kadar patronunun hiç mi olumlu bir tarafını özelliğini görmedin?
bir de hakaretden kastın nedir? salak bir işi de yapadın gibi şeyler mi?
ya bir de bu hayvan severler böyle sıcakkanlı insanlar falan olmuyorlar mıydı?
0
enkolaykullaniciadi
(03.11.11)
sizi az çok anladığımı sanıyorum. bir kere 3600 lira rakam olarak güzel görünse de, öğretmen maaşıyla yapılan karşılaştırmaları doğru bulmuyorum. günlük çalışma süreniz neredeyse öğretmenin günlük çalışma süresinin üç katı civarında. karşılaştırmak için saatte ne kadar kazanıldığına bakmak gerekir. bu hesaba bakınca, bir saatte kazandığınız para öğretmenin bir saatte kazandığından fazla değil gibi geldi bana.

borcunuz ve okulunuz bittikten sonra işe devam etmeniz, gelirinizin sağladığı rahatlığa alışmanızı sağlayabilir ve bence bu iş sürekli yapılabilecek bir şey değil. bence geçici bir iş olarak bakın, ama okulunuz ve borcunuz bitmeden de ayrılmayın. daha makul saatlerde çalışacağınız, ama sizi zora sokmayacak kadar da kazanacağınız, normal mesaili bir işe girin, böylece gireceğiniz sınavlara hazırlanırken yeterli zamanı bulmuş ve parasız kalmamış olursunuz.

iş kurma konusu ise ayrı bir konu. işin tutmasının garantisi yok. başka bir işe geçtiğinizde, acele etmeden kendi işinizle ilgili kararları verebilirsiniz. iş kurma konusuna kafa yormanın şimdi zamanı diyil gibi.

kolay gelsin,
0
tedirginlik hucresi
(03.11.11)
* kedileri sevmeyi deneyin, adam başınızda durduğuna göre takıntı boyutunda seviyor demek ki ve sizin kedileri sevmeden sırf para için yaptığınızı anlıyor, biraz daha insancıl (pardon kedicil) olmaya çalışın
* adam bir holding varisiyse gözüne girmeye çalışın, holdingde medeni saatlerde çalışacağınız bir işe girme fırsatı olarak görün, sonsuza kadar kedi besleyecek haliniz yok heralde?
* 15-20 bine zevkle yapılacak bir iş gördüğünüz gibi kimsenin aklına gelmemiş, muhtemelen de öyle bir iş yoktur.
* gerçekten okurken komik bir işmiş, emekli olup sardunya yetiştirirken torunlarınıza anlatacak süper bir anı işte. ( hatta düşündüm de o kadar beklemeye gerek yok, kadınlar bayılır kedi hikayelerine, epey hatun kaldırırsınız bu hikayeyi güzel anlatarak)
* gurur kısmına gelince, o kadar kolay kırılmaz merak etmeyin, sizinki sadece can sıkıntısıdır muhtemelen. sonuçta yasaya ve ahlaka aykırı bir iş yapmıyorsunuz ki.
0
aayucel
(03.11.11)
(6)

İki işyerinde part time çalışmak

Wolfware
selam ahali.ben şuan bir bankada part time olarak çalışıyorum haftada 2 gün bazen 3 gün olabiliyor en fazla.dolayısıyla çok vaktim kalıyor ve fazladan para güzel olur :) peki ben ikinci bir işte sigortalı olarak çalışabilir miyim ? iki tarafta da part time olarak sigortam ödenecek.düz mantık düşünd
selam ahali.

ben şuan bir bankada part time olarak çalışıyorum haftada 2 gün bazen 3 gün olabiliyor en fazla.dolayısıyla çok vaktim kalıyor ve fazladan para güzel olur :) peki ben ikinci bir işte sigortalı olarak çalışabilir miyim ? iki tarafta da part time olarak sigortam ödenecek.düz mantık düşündüğümüzde 2 part time 1 full time oluyor.peki bunun iş kanununda düzenlemesi nasıl bu şekilde çalışan var mı?
0
Wolfware
(03.11.11)
part ise olabilir. sanıyorum toplam çalışma saatini aşmadıkça (günlük 8 saat) böyle birşey mümkün olabilir. iyi araştırın. amerikada bu şekilde çalışan tanıdığım var. belki türkiyede de oluyodur.
0
ruhibirbanyo
(03.11.11)
bal gibi de olur. bnm oluyo. ama 30 gün ve günde 8 saat olur toplam sigortanız. yanı 5 yerde part -part sigorta yatırsa ayda 30 günden fazla sigortanız olamıyor
0
niye ama
(03.11.11)
aynı anda iki yerde sigortalı olabilirsiniz. iki işyerinde çalışmalarınızın toplamı haftada 45 saat ederse bir fulltime olur. part time süresine göre durum değişir yani.
0
tedirginlik hucresi
(03.11.11)
yani anladığım kadarıyla gün olarak 30 gün yani hergün günde 8 saat çalışsam bile olabiliyor.niye ama'nın dediklerinden bunu anladım.bankanın full time çalışma saatleri 5 günde 45 saat. part time bunun 3te 2si olmalı yani 20 diyelim.diğer çalışacağım yerde de 20 saat.sanırım sorun olmaz
0
🌸Wolfware
(03.11.11)
ben kendimden örnek vereyım ben özel eğitim öğretmnym özel bi kurumda çalışyrm mudurum benı asıl değilde ders ücretli öğretmen olarak gösterdı bende bu sayede ıkı kurumda çalışabildim sigortada atıyrm 10 gün gelıyrsm o kadar yattı bir günlük bile sigorta yatırılr
0
tülay
(03.11.11)
SGK sizin isterseniz günde 24 saat bile çalışmanıza izin veriyormuş (bana bunu SGK bölge müdürü söyledi) ama sigortanızı 5 yerden de yatırsalar SGK onları toplu hale getiriyor ve 1 ay 30 gün günde 8 saat şeklinde bir sistem üzerinden kabul ediyor primleri. bende de aynı sıkıntı var 2 yer yatırıyor toplamda 45 saat olarak gösteriliyorum. diğer bi çalıştığım yer için SGK olayına hiç girmiyorum bana bir avantajı yok çünkü.
0
niye ama
(03.11.11)
(25)

seviyorum lan sizi

kibritsuyu
bu benim ekşi duyuru'daki 1000. duyurum. kendimi hiçbir şeye faydası olmayan, boş bir adam olarak hissettiğim şu dünyada, en azından birilerine yardımcı olabilme imkanı sunduğu için, bir şeylere faydalı olabildiğimi hissettirdiği için, 15 senelik internet hayatımda girdiğim en güzel site olduğu için
bu benim ekşi duyuru'daki 1000. duyurum. kendimi hiçbir şeye faydası olmayan, boş bir adam olarak hissettiğim şu dünyada, en azından birilerine yardımcı olabilme imkanı sunduğu için, bir şeylere faydalı olabildiğimi hissettirdiği için, 15 senelik internet hayatımda girdiğim en güzel site olduğu için ekşi duyuru'ya, bu siteyi yaratan compumaster ve fader'a, modere edenlere, sorularıma cevap verenlere, sorularına cevap verdiklerime, hepinize bu 1000. duyurum aracılığıyla çok teşekkür ediyorum. sizi seviyorum.

(soru olarak açıyorum ki bir ay sonra silinmesin.)

not: beni kadın zannedenler varmış. hayır ben bir erkeğim.
0
kibritsuyu
(02.11.11)
efruz bunu beğendi :)
0
efruz
(02.11.11)
benden önce geldin, helal kibritsuyu. güzel yarıştı :)

şaka bir yana aynı duyguları paylaşıyorum. darısı nice binlere diyelim o zaman. duyurudaki en yardımcı kişilerden birisin, biz de seni seviyoruz...
0
ermanen
(02.11.11)
biz de seni seviyoruz kibritsuyu.
0
kayranin kedisi
(02.11.11)
ben sana küstüm lan
0
violence
(02.11.11)
eywallah sağol, yalnız ben senin bu nikini hiç anlamadım. "köküne kibrit suyu" gibi bir ilenme mi, nedir?
0
anonimyususer
(02.11.11)
soru olmayan bir soru açtın ve birazdan modlar gelecek.


ben seni bir sene falan kadın sandım. bence hala kadınsın. sdfkgkasdf.
0
cro magnon
(02.11.11)
olm böyle konuşma ağlatacaksın beni :)
biz de seni seviyoruz :)
0
sefapezevengi
(02.11.11)
eyvallah abi bizde seni (:

bi de senin nasıl kadın sanıyolarmış ya evli değil misin sen hatta :D ev alamıyom diye yakınyodun hatta bi ara :P
0
rurouni
(02.11.11)
bi tek ikinci cümlenin ilk bölümüne katılmıyorum.
0
kediebesi
(02.11.11)
7 kere gönderildim 8 kere geldim buraya ben, pusula beni gösterir ama faceden bile daha çok buradayım burda bildiklerim arasında ilk 20 kişinin içindesin zaten diğerleride yazmaya başlamış eksik kalamam. teşekkürü bence site yetkillileri ile bizler gibi kullanıcıların yapması gerekir kendi payıma nice 1000 lere diyorum..
0
saz@n
(02.11.11)
sen kimsin ki? tanışıyor muyuz?
0
ben smyrna
(02.11.11)
Sözlükten daha çok burayı okuyorum ben de. Bambaşka bir bağımlılığı var :)

Ben de seni seviyorum kibritsuyu, ve burada soru soran cevap veren diğer herkesi de seviyorum :) (Ben de "biz" kalıbını kullanacaktım da, herkes adına konuşmayayım diye ben dedim :P)
0
thor odinsson
(02.11.11)
beni de herkes erkek sanıyor. haklılar tabi. bence sebebi nickindeki "su" ibaresi.
0
asdasdas
(02.11.11)
notu bana mı yazdın şekerim :)
0
neira
(02.11.11)
bende seni kadın sanıyodum :) bende anlamsızca burdaki herkezi seviyorum nedense ;)
0
mavi kız
(02.11.11)
ben de seni kadın zannediyordum. sevgiler bizden..
0
african rain
(02.11.11)
çoğu cevap yazdığım soruda cevap verenler arasında seni de görüyorum genelde, iyi ki varsın.
0
9kuyruklukedi
(02.11.11)
muhasebe, maliye, vergi isleri gibi bir sorum ya da sorunum olursa duyuru acmak yerine ozelden size mesajla sormak gibi bir niyetim var uzun zamandir lakin bu konularda hic sorunum olmadi :)
0
alan shearer
(02.11.11)
duygulandım
0
cokta cokoprens
(02.11.11)
nice bininci duyurulara paşam. Ankara' ya gelirsem karşılıklı içelim isterim:)
0
charlesbukowskiineksi
(02.11.11)
kendini "hiçbir şeye faydası olmayan, boş bir adam" olarak nitelendirmiş ve mübalağa sanatının güzide örneklerinden birini vermişsin.

şu yazışmamız bile ne kadar faydalı bi adam olduğunun ispatıdır.

RE: Uyku Hapı

compadrito 31.10.11 18:27:30
(git: 321296) büyüksün reyiz!
kibritsuyu 31.10.11 18:30:30
yok canım estafurullah :)
compadrito 31.10.11 18:32:46
tabii abi, önüne gelen ilaç tavsiye ediyo, ne bu yaa, çocuk oyuncağı mı?

şu duyuruda en sevdiğim adamlardan birisin, öptüm canım kardeşim.
0
compadrito
(03.11.11)
bilmukabele efendim, biz teşekkür ederiz...
0
tedirginlik hucresi
(03.11.11)
bende seni seviyom lem :D sürekli görüyorum zaten cevaplarını falan bu kadar mı çok aktif olur bi insan. neyse hayırlı olsun reis
0
jedilance
(03.11.11)
adamsın baba.
0
baldur2
(05.03.12)
1. erkek olduğun gayet de belli. rumuzundan falan belli yani. hangi hatun böyle bir rumuz alır allah aşkına. onun dışında da belli. belli yani.

2. seni sevmem. özellikle kin nefret yok tabi de sevmem.

3. ortam güzel evet. sözlükten daha cici. bazen de geyik. bazen saçma sapan yanıtlar da oluyor ama toplam olarak, çok ama çok iyi. yılbaşı gecesi saat1 de gel adres sor yol sor ingilizce çeviri sor başka nerde var...
0
truvaiti
(05.03.12)
(6)

dolapta sosis var ama...

sanat guresi
pınar. %80 tavuk, %20 dana. paketi açılıp bir kısmı yenildikten sonra kalanlar kendi hallerine bırakıldı. dün evdeki karnabaharı beğenmediğim için yapayım yiyeyim dedim ama üzerindeki bu beyaz, yağımsı şey de ne ola ki? yenmez mi şimdi bunlar, tek istikamet çöp tenekesi mi? yıkayıversek mesela, fayd
pınar. %80 tavuk, %20 dana. paketi açılıp bir kısmı yenildikten sonra kalanlar kendi hallerine bırakıldı. dün evdeki karnabaharı beğenmediğim için yapayım yiyeyim dedim ama üzerindeki bu beyaz, yağımsı şey de ne ola ki? yenmez mi şimdi bunlar, tek istikamet çöp tenekesi mi? yıkayıversek mesela, fayda etmez mi?
0
sanat guresi
(29.10.11)
belki haşlanmış tavuğun suyu gibi bekleyince jöleleşme veya donma halidir. az miktar pişirip çeyrek lokma tadarsanız anlarsınız bence sağlam olup olmadığını.
0
tedirginlik hucresi
(29.10.11)
ben yıkayıp yiyorum
zaten sağlıksız bişi daha ne kadar sağlıksız olabilir :)
bozulmamıştır.
0
kediebesi
(29.10.11)
yemeyin derim ben, aman! sosis vs gibi şarküteri ürünleri açıldıktan sonra kolay bozuluyor ve zaman zaman zehirlenmeye yol açabiliyor, tecrübe ile sabittir.
0
bak ne diycem simdi
(29.10.11)
dolaptaki macerası (buzluk değilse) 3 günden 1 gün bile fazlaysa bünyeyi iç dış yıkatma ihtimali ufukta beliriyor.
0
sarap dumani
(29.10.11)
kendi haline demek buzdolabı dışında mı?
0
kediebesi
(29.10.11)
buzdolabı içerisindeydi elbette, yine de kendi kendineydi. paket açık vaziyette 3 günden fazla olmuştur sanırım. ah yazık oldu sosiciklerime.
0
🌸sanat guresi
(29.10.11)
(5)

İstanbul'da kütüphane önerisi.

jude
İstanbul'da, Avrupa yakasında bildiginiz kütüphaneler nereleridir, nasıl gidilir? Bir de Beyazıt 'ta bir kütüphaneye gitmiştim 3 sene önce ama adını falan hatırlamıyorum. Neresi olabilir orası fikri olan var mı acaba? Şimdiden teşekkür ettim.
İstanbul'da, Avrupa yakasında bildiginiz kütüphaneler nereleridir, nasıl gidilir? Bir de Beyazıt 'ta bir kütüphaneye gitmiştim 3 sene önce ama adını falan hatırlamıyorum. Neresi olabilir orası fikri olan var mı acaba? Şimdiden teşekkür ettim.
0
jude
(28.10.11)
1- boğaziçi üniversitesi kütüphanesi iyidir.
2- halk kütüphanesidir, üniversitenin karşısında hemen.
0
fakyoras
(28.10.11)
bahçeşehir üniversitesinin kütphanesini kullananlar övüyor. halka açık olması avantajı. hem de merkezi. bilgi üniversitesinin kütüphaneleri de oldukça zengin. santral istanbul'a giriş zaten herkese serbest. taksim'den ücretsiz servis kalkıyor.
0
microfiction
(29.10.11)
taksim atatürk + beyazıt devlet
0
tedirginlik hucresi
(29.10.11)
boğaziçi üniversitesi, aptullah kuran kütüphanesi.(evet bu yanlış değil)

taksim'den 559c ya da kabataş'tan 43r veya şişli'den 59r ile rumeli hisarüstü'nde inersen görebilirsin.
0
eastanbool
(29.10.11)
beyazıt'ta beyazıt kütüphanesi var, merkez kütüphane var, istanbul üniversitesinin içinde hukuk ve siyasal kütüphaneleri var ama oraya almayabilirler.
bilgi'nin kütüphanesi de güzel.
0
turkuazz
(29.10.11)
(4)

Ekonomi Kitabı Tavsiyesi

maimai
Sevgili duyuru sakinleri, iletişim fakültesinde okuyorum ama ekonomi bilgim yok denecek kadar az. Bu konuda temel bir bilgimin olmasını istiyorum. Çok ağır bir dille yazılmamış, anlaşılması kolay ekonomi kitabı önerebilir misiniz? Kitap Türkçe olmalı.
Sevgili duyuru sakinleri, iletişim fakültesinde okuyorum ama ekonomi bilgim yok denecek kadar az. Bu konuda temel bir bilgimin olmasını istiyorum. Çok ağır bir dille yazılmamış, anlaşılması kolay ekonomi kitabı önerebilir misiniz? Kitap Türkçe olmalı.
0
maimai
(28.10.11)
temel kitaplardan önce "iktisatçılar ve insanlar"ı okuyun derim, ayşe buğra yazarı. temel kitapları okumanız da değişecektir böylece.
0
tedirginlik hucresi
(29.10.11)
www.hacer.org

ama turkce demissiniz, ben yine de linki veriyorum. :)

asagidakine bakin.

ozgurtoplumundegerleri.com

eger felsefi yonuyle daha cok ilgileniyorsaniz mark skousen'in iktisadi dusunce tarihi kitabi var. romandan hallice. bir de russell roberts'in 3 romani var, ikisi turkce'ye cevrildi. 3. de cevrilebilir yakinda. onlari okuyun isterseniz.
0
sendelemeden
(29.10.11)
duyuru sahibi,ağır dille yazılmamış olsun demiş sen kalkıyorsun "iktisatçılar ve insanlar"ı öneriyosun. şu aşamada o kitabı okursan hiç birşey anlamazsın.

benim tavsiyem: www.idefix.com gayet light bi kitaptır.
0
kazma penguen
(29.10.11)
ozmania
(29.10.11)
(7)

Yeni Rakı bardağı nerden bulabilirim?

skywalkeremre
Rakı şişesinde ki panpişler bu bardaklar dan 4 adet lazım bana ama nereden bulabileceğimi bilememekteyim.En son barın birinden istedim fazla yok elimde olsa veririm dedi vermedi garson. Promosyon olarkta dağıtmıyor yeni rakı napsakta 4 adet bulsak bu mükemmel bardaktan?
Rakı şişesinde ki panpişler bu bardaklar dan 4 adet lazım bana ama nereden bulabileceğimi bilememekteyim.En son barın birinden istedim fazla yok elimde olsa veririm dedi vermedi garson. Promosyon olarkta dağıtmıyor yeni rakı napsakta 4 adet bulsak bu mükemmel bardaktan?
0
skywalkeremre
(27.10.11)
biz mahaledki tekelci aamet abi gibi adamlardan alırık genelde aran iyise verir bi ara dediydi artık gelmiyo promosyon yasağı mı ne varmış içkilerin artıkın
0
murtazaaa
(27.10.11)
70 lik paketlerde çıkıyor, ben daha yeni hembak'ta gördüm, onun dışında duty free işe yarar
0
bonjurkes
(27.10.11)
@bonjurkes
hembak ne ola?
duty free de varmıdır?
0
🌸skywalkeremre
(27.10.11)
@freekara ya aklıma gelmedi değil ama utanırım ben elimde bardakla çıkmaya=) yalnız altılı takım iyiymiş 2. turu düşünürsen 4 tane de bana kapıver sevabına=D
0
🌸skywalkeremre
(27.10.11)
hembak marketleri var, onu demiş bonjurkes. bi kaç bara, meyhaneye falan sorun. olmadı freekara'nın yöntemi uygulayın.
0
toshiro
(27.10.11)
@toshiro valla ilk defa duydum öyle bir market bakırköy taraflarında varsa bakarım bir gidip
@freekara valla olmadı mecbur senin dediğini yapacağz sanırım ölçü konusunda falan çok10 numara bardak çünkü üstelik şık.
0
🌸skywalkeremre
(27.10.11)
bizde var :) iki tane zannediyordum, ama baktım bir rafta üç tane görünce üste de baktım, bir de orada varmış. biz kavissiz (silindir gibi olan) ve yazısız rakı bardağı sevdiğimiz için, bunlar sona kalanın oluyor.

o kadar lazımsa size verebiliriz. (şaka yapmıyorum, bu kadar arıyorsanız bardaklar sizin olmalı bence.)

beyoğlu'ndan bildirdim.
0
tedirginlik hucresi
(27.10.11)
(2)

19 Yaşında Meslek Lisesi Muhasebe Mezunu Kız Ne İş Yapabilir?

compadrito
Ekşi Duyuru'nun Seçkin Kullanıcıları,Finansbank Mecidiyeköy'de staj yapmış, oradan referans verebilir. Bilgisayar bilgisi iyi. Bu vasıflarda birisi Kariyer.net gibi sitelerde iş arayabilir mi? Arayamazsa, seçenekler nelerdir? Cevap yazacaklara şimdiden teşekkürler.
Ekşi Duyuru'nun Seçkin Kullanıcıları,

Finansbank Mecidiyeköy'de staj yapmış, oradan referans verebilir. Bilgisayar bilgisi iyi. Bu vasıflarda birisi Kariyer.net gibi sitelerde iş arayabilir mi? Arayamazsa, seçenekler nelerdir?

Cevap yazacaklara şimdiden teşekkürler.
0
compadrito
(25.10.11)
muhasebe bürolarında çalışabilir. ben şahsen biraz daha para verecek durumum olsa gelsin başlasın bile derdim ama bir elemana asgari ücret ödeyebilecek bile durumum yok maalesef.
0
kibritsuyu
(25.10.11)
kariyer.nette iş arayabilir. akla ilk gelen muhasebe büroları, ancak firmalarda da zamanla tecrübe kazanmak üzere başlayabilir.

bir de; -hangi sektörde olursa olsun- çalışan arkadaşları varsa, onlara cv verip firmaya içeriden ulaşmasını sağlayabilir.
0
tedirginlik hucresi
(25.10.11)
(5)

türkiyedeki en dik, yaşanması zor bölgeler nerededir?

kurcalamabozarsin
dostlarım yardımınıza ihtiyacım var.sanırım cevap karadeniz ama daha belirli bir yer var mıdır bildiğiniz. hangi şehir olursa olsun.peyzajından dolayı yaşanması çok zor olan bir belde de araştırma yapmam lazım. oradaki insanlarla, kendilerince buldukları çözümlerle vs.herhalde dik yamaçlarıyla en ço
dostlarım yardımınıza ihtiyacım var.
sanırım cevap karadeniz ama daha belirli bir yer var mıdır bildiğiniz. hangi şehir olursa olsun.

peyzajından dolayı yaşanması çok zor olan bir belde de araştırma yapmam lazım. oradaki insanlarla, kendilerince buldukları çözümlerle vs.

herhalde dik yamaçlarıyla en çok karadeniz halkı başarmıştır bunu.
ama tabi bütün karadenizi araştırma şansım yok şehir şehir.

Şimdiden teşekkürler
0
kurcalamabozarsin
(20.10.11)
türkiye'nin en dağlık şehri hakkari büyük ihtimalle. en dağlık yerler türkiye'nin güneydoğu taraflarında. ama araştırma için doğu karadeniz tarafları daha uygun olur sanırım. mesela hemşin ve çamlıhemşin.
0
ermanen
(20.10.11)
(bkz: Artvin)
0
juvee
(20.10.11)
artvin-şavşat
0
tedirginlik hucresi
(20.10.11)
hakkari aslında çalışamayı istediğim bir yer ama kalacak yer vs. zorluğu gözümü korkutuyor.

peki rize de ve artvin de halkın yaşamı kolaylaştırmak için ürettiği çözümler var mı dikkatinizi çeken?
0
🌸kurcalamabozarsin
(20.10.11)
Artvin'de bir sürü asma köprü vesaire var. teleferik gibi şeyler de var. var yani :)) www.google.com sor cevap verir sana haberlerde çok çıkıyor. artvinli'nin bulduğu çözüm zart zurt minvalinde arat... her şeyi devletten bekleme panpa...
0
juvee
(20.10.11)
(4)

Kitap Okumaca

hakmut
Arkadaşlar, aralarından 2 tanesi finalde çıkacağı için tarafımca okunması gereken iki kitap var ama hangisini okusam bilemedim. Eğer okudugunuz,bildiğiniz, incelemesi kolay olan bi kitap varsa yorumlarını esirgemeyiniz lütfen :)Liste şöyle;1- Sait Faik ABASIYANIK - Semaver / Sarnıç / Son kuşlar2-
Arkadaşlar, aralarından 2 tanesi finalde çıkacağı için tarafımca okunması gereken iki kitap var ama hangisini okusam bilemedim.
Eğer okudugunuz,bildiğiniz, incelemesi kolay olan bi kitap varsa yorumlarını esirgemeyiniz lütfen :)

Liste şöyle;
1- Sait Faik ABASIYANIK - Semaver / Sarnıç / Son kuşlar

2- Sabahattin ALİ - Değirmen

3- Oğuz ATAY - Korkuyu beklerken

4- Halikarnas Balıkçısı - Gençlik denizlerinde

5- Peride CELAL - Bir hanımefendinin ölümü

6- Şevket ESENDAL - Mendik altında / Otlakçı

7- Füruzan - Parasız yatılı / Sevda dolu bir yaz

8- Selim İLERİ - Pastırma yazı

9- Ayla KUTLU - Sen de gitme Triyandafilis :S

10- Ayşe SARISAYIN - Denizler dört duvar / Yorgun anılar zamanı

11- Haldun TANER - Şişhaneye yağmur yağıyordu

12- Orhan KEMAL - Ekmek Kavgası

13- Refik Halid KARAY - Gurbet Hikayeleri

14- Oktay AKBAL - Önce ekmekler bozuldu

15- Ayfer TUNÇ - Mağara arkadaşları

16- Nezihe MERİÇ - Bir kara derin kuyu
0
hakmut
(19.10.11)
Halikarnas Balıkçısı - Gençlik denizlerinde
0
eter
(19.10.11)
-Sabahattin ALİ - Değirmen
-Oğuz ATAY - Korkuyu beklerken

İki yazar da candır.
0
surlefil
(19.10.11)
oğuz atay, füruzan ve orhan kemal derim.
0
tedirginlik hucresi
(19.10.11)
3- Oğuz ATAY - Korkuyu beklerken

12- Orhan KEMAL - Ekmek Kavgası

Bence....
0
even i say faith no more
(19.10.11)
(2)

Osmanbey'deki mağazalar Türkler'e satış yapmıyor mu?

efreet sultan
Geçenlerde bi mağazanın vitrininde gömlek görüp adama ne kadar diye sordum. Adam birden "seni kim yolladı, kim yönlendirdi vs." gibi sorular sormaya başladı. Ben de neyse deyip çıktım. Altı üstü bi gömlek sordum adam beni sanki uyuşturucu müşterisi yaptı. Acaba toptan mı satıyolar, nedir buranın ola
Geçenlerde bi mağazanın vitrininde gömlek görüp adama ne kadar diye sordum. Adam birden "seni kim yolladı, kim yönlendirdi vs." gibi sorular sormaya başladı. Ben de neyse deyip çıktım. Altı üstü bi gömlek sordum adam beni sanki uyuşturucu müşterisi yaptı.

Acaba toptan mı satıyolar, nedir buranın olayı?
0
efreet sultan
(19.10.11)
Toptan satan yerler var orada çok, perakende satmazlar, ya da işte ancak tanıdığa satarlar.
0
portnoi
(19.10.11)
toptancıdır o. ama genelde anlıyorlar perakende müşterilerini ve toptancı olduklarını söylüyorlar. siz değişik bi tipe denk gelmişsiniz.
0
tedirginlik hucresi
(19.10.11)
(1)

Taksim civarında düzgün bir otel?

einherjer
Arkadaşımın iş arkadaşları gelecek, kafilenin içinde müdür de var. Kişi başı ortalama 100-120 civarında, one night standlerin fazla yaşanmadığı eli yüzü düzgün bir otel tavsiyesi alabilir miyim taksim ya da civarında?
Arkadaşımın iş arkadaşları gelecek, kafilenin içinde müdür de var. Kişi başı ortalama 100-120 civarında, one night standlerin fazla yaşanmadığı eli yüzü düzgün bir otel tavsiyesi alabilir miyim taksim ya da civarında?
0
einherjer
(17.10.11)
büyük londra oteli'nden fiyat alabilirsiniz. şu anda anımsamıyorum ama fahiş değildi fiyatlar. londrahotel.net
0
tedirginlik hucresi
(18.10.11)
(4)

Sınıf Defterini Yanlış Doldurdum

intihar susu verilmis cinayet kurbani
İyi geceler arkadaşlar. Öğretmen arkadaşlarıma bi sorum olucak. Sınıf defteri doldururken bi dersin kazanımlarını birinci sayfayı atlayıp ikinci sayfaya yani 3. haftaya yazmışım.. Paraf atmam mümkün değil çünkü paraf atarsam düzeltmek için hiç alanım kalmayacak napsam bilemedim bu salaklığımla kaldı
İyi geceler arkadaşlar. Öğretmen arkadaşlarıma bi sorum olucak. Sınıf defteri doldururken bi dersin kazanımlarını birinci sayfayı atlayıp ikinci sayfaya yani 3. haftaya yazmışım.. Paraf atmam mümkün değil çünkü paraf atarsam düzeltmek için hiç alanım kalmayacak napsam bilemedim bu salaklığımla kaldım ortada.
Bi fikir akıl veren olursa acayip hayır duası alıcak..
0
intihar susu verilmis cinayet kurbani
(14.10.11)
o beyaz şeylerden sürüyorsun işte kapatıyorsun, sanırım lilyb'nin cevabının tarzancası oldu bu.
0
nedensizce
(14.10.11)
defterdeki yazılar kesinlikle tipex vb. ile kapatılmamalı, kazınmamalı ve silinmemeli. düzeltmeler, hatalı yerlerin üstüne tek çizgi çekilerek onların yerine doğrularının yazılması yoluyla yapılmalı. sizin durumunuzda bu mümkün değilse kazanımlar olduğu haliyle kalabilir, büyük bir sorun değil. 3. haftanın kazanımlarını da boş kalan kısma doldurursunuz. veya aynı kazanımları iki hafta için kullanırsınız.
0
tedirginlik hucresi
(14.10.11)
okul zamanında defterin ilk sayfasını boş bırakır 2.sayfadan yazardık ordan alışkanlık kaldı sanırım :)

sadece tarihleri çizip doğru tarihleri yazarak paraflasanız olmaz mı?
0
kakao
(15.10.11)
ilk ve ikinci haftaya ikinci ve üçüncü haftanın kazanımlarını yaz. böylece sadece 1 hafta kaymış olur o da farketmez.
0
egomanyak
(15.10.11)
(18)

aklınızda kalan eski reklamlar ?!!

berkecan concon again
unutamadığınız eski reklamlar hangileri?
unutamadığınız eski reklamlar hangileri?
0
berkecan concon again
(02.10.11)
tahtravalliyle küvete atlayan dalin cücükleri, ve oraletosman ilk aklıma gelen
0
el hambra
(02.10.11)
sprite'ın havuza dönüşen basket sahası
markayı hatırlamıyorum ama sucu çocuklu reklam
hindistanda fille dönüştürülen peugeot
akbank'ın birsürü beyazlı insanla koreografi yaptıkları reklam serisi
0
kobuzchu kiz
(02.10.11)
cem yılmaz'ın askere giderken babasına son model arabayı bıraktığı bir reklam vardı. telsim galiba.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(02.10.11)
demcan
(02.10.11)
aiclia
(02.10.11)
dırını dırını nıııııı
suu suu soğuk su.
sanırım garanti ya da iş bankası reklamıydı.

bi de en tatlı sabahlar çokokremle başlar var.

bi de bi de bp miydi mobil miydi, seri bi reklamdı, o zamanlar mazhar şapkasız çıkmıyodu da son reklamda şapkasız kalıyodu.
0
bipolar
(02.10.11)
İxir reklamları
Mintax reklamı (yakalayın yeşil ışığı hesaplı parlak bulaşığı)
Kaan Girgin'in oyndığı 'bay pardon' lu olan banka reklamı
bir de mazhar alansonun oynadığı elma hesabı reklamı
0
skywalkeremre
(02.10.11)
garanti reklamı +1
0
karlmarx
(02.10.11)
"yenisini getirene eskisi aynı fiyata" diye bi gofret reklamı vardı. o ve versiyonları
0
sheridans
(02.10.11)
cem yılmaz'ın telsim reklamları.
-tamamen duygusal=> www.youtube.com
0
manifeste
(02.10.11)
Akbank reklamıydı sanırım:

İlk görüşte aşk böyle başladı
Adı üstünde yıldırım aşkı.
Hemen evlilik, hemen balayı,
Pek çabuk geçti cicim ayları.
0
kingdom of rust
(02.10.11)
igs:

boyum uzun boyum kısa, giydiremiyor bizi kimse
haydi igs'ye gidelim giyinelim
vs.

sonra:
kaptan bu bizim yağımız değil mi? öyle muavin bizim yağımız, shell rotella 20-50, shell rotella 20-50, hey hey.

Bir de Yapı Kredi Leyleklerinin gagalarıyla perdelerini açtığı skeçler...

Bir de "Azizim Akbanka mı? Hayır Akbank'a"...

2. hariç hepsi 70'ler..İkincisi 80'ler.
0
cedilla
(02.10.11)
eski diyince çoook eskiye gittim (bazılarının içeriğini hatırlayamadım):

pe-re-jaaa

müjdee müjdee sizeee parisien'den müjdeee sizee zarif sağlaaam esneek çoraap müjdeee

bahariye mensucat

topla topla topla topla tercümaaan'ın kupooonlarınııı

uvva' uvva' muck muck muck leee coopeeeer

demirbank iyi günler diler
0
tedirginlik hucresi
(02.10.11)
oralet osman
0
ground
(02.10.11)
çitos çerezza tombii şimdi vitaminlii. çitos! vitaminli, çerezza! vitaminli... tombi! vitaminli... çitos çerezza tombiişimdi vitaminliiiii
0
sharon and hope
(02.10.11)
kesinlikle ve kesinlikle kan kardeş olmalı akbank reklamı..

-bu ne?
+iğne
-napıcaz onunla?
+kankardeşi olucaz

yıllardır çıkmadı aklımdan bu diyalog, çok severdim o zaman da. 10-12 yıl olmuştur herhalde.. çok aradım videosunu bulamadım, kankardeş olmaya çocukları özendiriyor ve kanla bulaşan hastalık riskini arttırıyor diye o kısmı yasaklanmış her yerde sadece şu şarkılı versiyonu var; alkislarlayasiyorum.com

ha bir de su, soğuk su'lu garanti bankası reklamı www.youtube.com

son olarak "tıh tıh tıh eyigünner" www.youtube.com

edit: hepsinin banka reklamı olması tesadüf mü bilemedim..
0
in vino veritas
(02.10.11)
aganigi naganigi vardı.

hergün bir avuç fındık iyi gelir.
0
al basmadan donu var
(02.10.11)
Hep video ve yerel reklam verilmiş ama

www.designer-daily.com

şu reklam en sevdiğim reklamlardan biridir. Çok eski değil ama olsun. Vardır bi 6-7 yılı herhalde.
0
hayal bilgisi
(02.10.11)
(3)

günlük süt

hayo
dayanıklı sütlerde açıldıktan sonra 2 gün içinde tüketiniz yazıyor.günlük süt için de geçerli midir bu?örneğin;bugun ayın 2'si ve son kullanma tarihi 6 ekim olan günlük süt aldım diyelim. bugun de açtım, birazını içtim. son kullanma tarihine 4 gün daha var. dolapta durması şartıyla 4 gün boyunca kul
dayanıklı sütlerde açıldıktan sonra 2 gün içinde tüketiniz yazıyor.

günlük süt için de geçerli midir bu?

örneğin;
bugun ayın 2'si ve son kullanma tarihi 6 ekim olan günlük süt aldım diyelim. bugun de açtım, birazını içtim. son kullanma tarihine 4 gün daha var. dolapta durması şartıyla 4 gün boyunca kullanabilir miyim? yoksa 2 gün içinde tüketmem mi lazım?
0
hayo
(02.10.11)
günlük şişe sütleri aldığımız (üretildiği) gün ve ertesi gün tüketiyorduk. sanırım 4. gün tadı kaçar, kıvamından/kokusundan anlaşılır zaten.
0
tedirginlik hucresi
(02.10.11)
sek'in cam şişesiyse aldığın gün veya ertesi gününde bitirmelisin.
karton kutudaki günlük sütse son kullanma tarihine kadar gider.
0
miss antartika
(02.10.11)
2 gün diyorsa 2 günde tüket. diğerlerinin farkı ambalajından kaynaklı ( hava, ışık geçirme vs), aslında kartonlar da açıldıktan sonra son kullanıma kadar değil kısa sürede (3-5gün max) tüketilmelidir. süt ürünleri hassastır, dikkat edin derim.
0
asleep
(02.10.11)
(2)

kurban bayramı planı

bonjurkes
Fikirlerinize danışayım dedim,Kurban bayramı için plan yapayım dedim, tek kişilik, turlara falan baktım fikir vermesi açısından. Dubrovnik ön plandaydı, dedim turlar pahalıdır falan, uçak biletlerine baktım, en ucuz uçak bileti (skyscanner, edreams vs bakıldı) 800 liradan başlıyor, ets nin turlarınd
Fikirlerinize danışayım dedim,

Kurban bayramı için plan yapayım dedim, tek kişilik, turlara falan baktım fikir vermesi açısından. Dubrovnik ön plandaydı, dedim turlar pahalıdır falan, uçak biletlerine baktım, en ucuz uçak bileti (skyscanner, edreams vs bakıldı) 800 liradan başlıyor, ets nin turlarında ise tek kişilik bir plan 3 gece 4 gün falan 1000 lira, yani bu durumda sanırım çok daha mantıklı oluyor, çünkü ucuz uçaklar 10 saatte falan uçuruyormuş, öyle gösteriyor.

1000 lira sırf oradaki tura verdikten sonra, bir de bunun yemeği, gezmesi falan var, sanırım bu iş bana 2000 liradan aşağıya patlamayacak gibi geldi. Dubrovnikten tırstım.

Bunların dışında Bosna Hersek, Kosova, Makedonya, Sırbistan, Rusya, Ukrayna falan var. Buralara gördüğüm kadarıyla turlar yok, ama uçak biletleri fiyatlarına da bakmadım. Amaç kültürü gezip görmekten çok, gece hayatı, insanlar, alkol 3 leminde bir tatil geçirmek. Konaklamayı da, ya couchsurfingden, ya da hostel, ya da kampanyası olan otellerden birinde yapacam. Moskovanın hayvan gibi pahalı olduğunu duydum. Pasaport alacam bir tane, vize istenmeyecek falan. Fiyatları da Avrupadaki Polonya gibi bizle denk ya da ucuz olacak.

Bu şartlara göre, diğer ülkeler içinden hangisini tavsiye edebilirsiniz acaba?
0
bonjurkes
(02.10.11)
Bosna, Hırvatistan ve Kosova da vize istemiyor. Şimdi nasıldır bilmiyorum ama, birkaç yıl önce uçak biletleri ucuz diyildi. Bosna'ya Makedonya'ya turlar olması gerek, ama bu bayramda var mı bilmem. Bosna-Kosova-Makedonya gezisi güzel olur bence. Bosna'da hostelde, giderseniz Dubrovnik'de güzel bir motel/pansiyonda kalabilirsiniz.

Rusya'ya gelince: Moskova gerçekten pahalı, abartıldığını düşünüyorduk ama gittik gördük. Moskova'da 2 gün yeter. Petersburg'da 3-4 gün... Bu iki şehrin ortasında yer alan Novgorod adlı kasabayı da gitmişken görmek fena olmaz. Bence 3-4 günlüğüne gidecekseniz Rusya için yetmez. Ancak birer gün kalırsınız buralarda, fazla bişiy anlayamadan dönersiniz. Bu üç yerde de hostellerde uygun fiyatla konaklayabilirsiniz.
0
tedirginlik hucresi
(02.10.11)
Makedonya vize istemiyor ve pegasus üsküp uçuşlarına başladı. fiyatları gayet makul. üsküp'ten de kosova falan çok yakın, geçebilirsin 1-2 günlüğüne. ben iki hafta önce gittim, gerçekten görülmesi gereken yerler arasında düşünüyorum. makedonya ekonomisi çok kötü durumda olduğu için yeme-içme bayağı uygun. ohrid ve struga'yı da gidersen mutlaka görmelisin.
0
winstoncash
(02.10.11)
(5)

Kira Harici Giderler

aidiyetsiz
110 metre kare, 2+1, kombili, kablo net ve kablo tv'li, 2 pc bir playstaion 3, buzdolabı, televizyon bulunacak, 2 çalışan bir öğrencinin yaşayacağı bir evin tahmini fatura giderleri ne kadar olur?
110 metre kare, 2+1, kombili, kablo net ve kablo tv'li, 2 pc bir playstaion 3, buzdolabı, televizyon bulunacak, 2 çalışan bir öğrencinin yaşayacağı bir evin tahmini fatura giderleri ne kadar olur?
0
aidiyetsiz
(02.10.11)
PS3 varsa oyun parasından kafayı kırarsınız.
0
fukka
(02.10.11)
hehe. ya onu elektrik açısından şey ettim ben, oyuna para harcamam pek.
0
🌸aidiyetsiz
(02.10.11)
50 55 elektrik gelir. su 40 falan en fazla. doğalgaz kışın en soğuk dönemi 130 140a çıkabilir. ama 10 liraya kadar düşer yazın. kablonet tarifene bağlı bilemem onu.
0
sagnymine
(02.10.11)
doğalgaz kartlıysa 5-10 5-10 her ay alın bişeyler, kışın zorda kalmazsınız.
0
bitter cikolata
(02.10.11)
iki kişi, 80 metrekare, kombili, adsl ve sabit telefonlu, buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makineli eve kışın ayda gelen faturalar toplamı 300 civarı (istanbul). buradan hareketle 400 civarı olur sanırım.
0
tedirginlik hucresi
(02.10.11)
(3)

adi sirket prosedur ve masraflar

maximus
arkadaslar bi arkadasımla sırket kurmaya karar verdık ancak takdiriniz istanbul ve muhasebecilere pek de guvenemiyoruz konu hakkında bılgısı olan varsa beni adi sirketin ilk kurulum masrafları ve prosedurleri hakkında bılgılendırebılır mı?sımdıden tesekkur ederım
arkadaslar bi arkadasımla sırket kurmaya karar verdık ancak takdiriniz istanbul ve muhasebecilere pek de guvenemiyoruz konu hakkında bılgısı olan varsa beni adi sirketin ilk kurulum masrafları ve prosedurleri hakkında bılgılendırebılır mı?sımdıden tesekkur ederım
0
maximus
(02.10.11)
iki kişi oturup elinize kağıt kalem alıp şirketi kuruyorsunuz.
0
hoot
(02.10.11)
kuruluş işlemlerini öğrenip (ki internetten kolayca erişebilirsiniz) kuruluşu kendiniz yapsanız da, daha sonra her ay gönderilecek vergi beyannameleri, çalışanınız olacaksa sigorta bildirgeleri için muhasebeciye ihtiyacınız olacak ve birine güvenmeniz gerekecek. bu nedenle en baştan birini bulup işi sağlama bağlamanız daha mantıklı.
0
tedirginlik hucresi
(02.10.11)
toplam 150-200 tl civarı masrafı varmış. yatırılacak edilecek paralar yani..
onun haricinde muhasebecilerden "abi 1000 liraya hallederiz" diyen de varmış yani. adamlar "ne tuttururlarsa" heralde...
0
delfina
(02.10.11)
(4)

non related work experience

roket adam
merhaba ekşi duyuru'nun hümın rileyşın speşılistleri,cv'ye başvurduğumuz işle tam olarak alakalı olmayan iş tecrübeleri yazılır mı sizce? mesela ben bir mühendis adayıyım, geçmişimde staj tecrübelerim olduğu gibi dünya ralli şampiyonasının 2007 ayağında görev aldığımı hatırladım uluslararası ilişkil
merhaba ekşi duyuru'nun hümın rileyşın speşılistleri,
cv'ye başvurduğumuz işle tam olarak alakalı olmayan iş tecrübeleri yazılır mı sizce? mesela ben bir mühendis adayıyım, geçmişimde staj tecrübelerim olduğu gibi dünya ralli şampiyonasının 2007 ayağında görev aldığımı hatırladım uluslararası ilişkiler medya zart zurt için, acaba diyorum yazmalı mı bunu da? ya da bir ara ciddi ciddi teknoloji yazarlığı yapmıştım, bundan da emin değilim. europass'te non related work experience benzeri bir alan yok, demek ki koymamalı mı?

işverenin işiyle direkt olarak alakalı olmasa da "hmm bu çocuk boş durmamış", "hmm demek ki ingilizcesi kolpa diil" gibi şeyler uyandırabilir yani, açıkçası emin olamıyorum.

bu konuda barzoluk yapıp "gadget geek" bile yazmışlığım var, staj için başvurduğumda gadget geek yazmışsın, bu nereden çıktı demişlerdi mesela o yazarlık kısmını anlatmıştım bayaa çok güzel olmuştu, sonra kabul alınca paso iphone muhabbeti yapmıştık stajda gibi.

ama alakasız iş tecrübesi diye bi alan yok! sorun bu. nereye yazmalı.

yorumlarınızı şey ederseniz epeyce sevinirim,
roketceğiz
0
roket adam
(02.10.11)
sonu kötü bitmeyen ve girdi çıktı gibi olmayan tüm iş tecrübelerinin cvye yazılması taraftarıyım. nerdne ne çıkacağı hiç belli olmaz.
0
in vino veritas
(02.10.11)
iş tecrübesi genel başlığına yazdım ben valla. senin değil onların non related etmesi daha mantıklı zaten.
0
darknum
(02.10.11)
non related için ayrı bir alana gerek yoktur belki: bence de ilgili/ilgisiz iş deneyimi iş deneyimidir, başvurulan alanla ilgili olmasa da yazılır. hatta bence kötü izlenim yaratmaz, her işte öğrenilecek şeyler vardır, hiçbir şey yoksa hayat tecrübesi vardır, insan ilişkileri vardır, vb.
0
tedirginlik hucresi
(02.10.11)
iş tecrübesinin sorulduğu kısmın başlığı related work experience diye mi ki? neden illa non related olanını arıyorsun?
0
evvesa
(02.10.11)
(13)

su tüketimi

MBrain
15 günlük sürede 27 ton (veya metreküp birimini tam bilmiyorum) su kullanmak mümkün mü? 2 kişilik öğrenci evi
15 günlük sürede 27 ton (veya metreküp birimini tam bilmiyorum) su kullanmak mümkün mü? 2 kişilik öğrenci evi
0
MBrain
(01.10.11)
kullanmak derken nası yani
musluk falan açık kalmadıysa o kadar su kullanmak çok zor, bizdeki 1 tonluk depoyu gözümün önüne getiriuorum da ondan 27 tanesi 3+1 evi doldurur yani
çok zor
0
technicalte
(01.10.11)
musluk açık kalma gibi bi durum söz konusu değil, 3-4 günde bir çamaşır makinası, 2 günde 1 bulaşık makinası çalışıyor, bir de normal kullanım var işte. 125 TL su faturası gelmiş
0
🌸MBrain
(01.10.11)
3 kişi ortalama 17m^3 kullanıyoruz öğrenci evinde. 27 biraz zor tabi. sayaç bozulmuş olabilir ya da biyerden ölece akıp akıp gidiyo olabilir.
0
onexey
(01.10.11)
oha. bence mümkün değil ya da ev arkadaşın bir hipopotam.
0
sen git ben geliyorum
(01.10.11)
27 çok fazla
hele 2 kişilk bir öğrenci evi içi çok çok fazla.
kesin bir sorun vardır sayaçta.
inşaat tarifesinden mi kullanıyorsunuz siz suyu nedir.
0
seyduna6687
(01.10.11)
Sayacı kontrol ettir. Ben de aynı şeyi yaşadım.
0
uran
(01.10.11)
her ay fatura geliyor mu? bana mesela hep 2 aylık fatura geliyor. ilk okuma son okuma arası 60 gün falan oluyor. belki öyle olmuştur.
0
eter
(01.10.11)
iki kişi her gün 1 saat banyo yapsa, deli danalar gibi çamaşır, bulaşık, halı yıkasanız gene mümkün değil.
0
kimlanbu
(01.10.11)
@eter her ay geliyor, 26/08'den bu yana olan faturaymış bu. Ancak biz memleketten 14 eylülde geldik zaten o sürede evde kimse yoktu.
0
🌸MBrain
(01.10.11)
faturayı kesen görevli sayacı yanlış okumuştur. dilekçe ile başvurun, düzeltilsin.
0
sttc
(01.10.11)
iki kişiyiz ve 30 günlük tüketimimiz o kadar.
0
tedirginlik hucresi
(01.10.11)
mümkün kaçıran sifon v.s tarzında birşey varsa mümkün geçen sene 480 tl su fatırası ödedim sebebi kullanılayan ve sifonu patlamış wc
0
exodia
(01.10.11)
Ben de bi yerde kaçak olduğunu filan düşünüyordum ama gittim baktım saate, saat hiç dönmüyor
0
🌸MBrain
(01.10.11)
(5)

hiç vasiyet gören/okuyan var mı?

jemjum
vasiyet kavramını lafın gelişi çok kullanırız da, gerçekte bu belgede neler yazılıyor? (sadece merak)
vasiyet kavramını lafın gelişi çok kullanırız da, gerçekte bu belgede neler yazılıyor? (sadece merak)
0
jemjum
(30.09.11)
(türkçe okumadım ama ingilizce bir kaç kere örnek okudum eski işim gereği :)

ben irbat, akıl sağlığım yerinde ve tanıklar huzurunda bu belge hazırlanmıştır ve hiç bir kuvvet altında kalmadan malikanemi büyük oğlum john'a, yazlık köşkümü sevgili karım barbara'ya, kalan gayrimenkullerimi de küçük oğlum bob'a bırakıyorum. ölümümden sonra miras işlerini vekaletimi verdiğim avukatım jonathan harker ilgilenecektir, vs. vs.

imza, tanıkların imzaları vs.
0
irbat
(30.09.11)
@irbat
tanıklar yazılanı okuyor öyle mi? bir de bu tanıklar aileden mi oluyor?
0
🌸jemjum
(30.09.11)
ben okudum. şuyu şuna bunu buna bırakıyorum. kimse bana karışmadı benzeri şeyler yazıp imzalayıp notere de imzalatıyosun ki geçerliliği sağlam olsun. işte böyle
0
i ve been mistreated
(30.09.11)
işi sağlama almak için oluyodur tanıklar, mutlaka olması lazım mı diye kesin bir şey demeyeyim ama gördüklerimde çocuklarının adları da oluyordu, bazen soyadları farklı alakasız kişilerinde. atıyorum avukatlarla çocuklar birleşip entrikalarla beni deli gösterip malları kendi usullerince dagıtmasınlar diye ben de tarafsız, guvendıgım 3. bır kişiyi de koyardım oraya.
0
irbat
(30.09.11)
mirasın dörtte biri eşin oluyor ve kalan dörtte üçü çocuklar arasında eşit olarak paylaşılıyor diye biliyorum. çok istisnai haller hariç, mal paylaşımı için vasiyet gerekmediğini sanıyorum. daha özel konularda olabilir belki: şuraya gömülmek istiyorum veya çocuğum olmadığı/terkettiği için ölene dek bana bakacak kişiye tüm malvarlığımı bırakıyorum gibi...

ben de bir tane gördüm, çocuğunu mirastan yararlandırmak istemeyen birinin vasiyetiydi, detay hatırlamıyorum.
0
tedirginlik hucresi
(30.09.11)
(3)

4 gündür buzdolabında duran et

olsen
pazar günü tavada kızartılıp buzdolabına koyuldu. yiyeyim mi şimdi ben bunu? yemeye karar verirsem mikrodalgada mı yapayım ne yapayım?
pazar günü tavada kızartılıp buzdolabına koyuldu. yiyeyim mi şimdi ben bunu? yemeye karar verirsem mikrodalgada mı yapayım ne yapayım?
0
olsen
(29.09.11)
Kızarmış ete hiçbir şey olmaz. Afiyetle yiyin.
0
audrey hepburn
(29.09.11)
yağsız, tavada ısıtabilirsiniz.
0
Sabac
(29.09.11)
benmari yöntemiyle ısıtabilirsiniz, sertleşmişse yumuşamasını sağlar, yumuşaksa da sertleşmesini önler.
0
tedirginlik hucresi
(29.09.11)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.